30 Nisan 2008 Çarşamba

sıkıcı bir yazı...hiç boşuna okuma

Anksiyeterl hakkında konuştukÖz’le ...kendisi psikolok olup her ortamda bu meslek gurubuna dahil olmakla havasına hava katmak yerine, mesleğini gizler....”Aman Deniz pskolok olduğumu söyleme” der....herkes derdini anlatıcak diye korkuyo zannedersem
+1

Neyse ben de derdimi anlattım oturdum.... Sabahları zınk diye uyanıyorum bu aralar...Sanki biri beni dürtüyo saat 6 falan gibi... Önce gözüme ışık giriyo uyandırıyo zanettim, ya da erken yatmanın getirisi diye düşündüm....ama ı ı ...naapsam (hatta Pazar sabahı bile) 6 da hoooop dikliyorum. Ondan sonra bütün gün sersem sepelek....

Neyse Öz’ün yorumu “kendine ait olmayan bir güne başlamanın huzursuzluğu varmış üzerimde.... hııımmm....düşünmeye değer....

Hangimizin günü kendine aitki....ya da daha nasıl ait olabilir ki.... bilemooruuum...bilemoruum....
FELSEFİK yorumlara açığım tabiki de...bir de Öz'le liseden beri arkadaşız, hiç resmimizolmadığını fark ettik...bissürü foto çektik....koymam lazım buraya....

28 Nisan 2008 Pazartesi

atlıkarınca

da yavaaaş yavaş dönen pskopat çocukların müziği kadar gerginim.....

dönemsel geçişler....değişim rüzgarları....

11 Nisan 2008 Cuma

MAKİNİST

diye bir film verdi o gün Öz bana .....

bu nası bir film dedim ... bilmiyorum dedi ... o sırada yanımızda oturan diğer bir arkadaş bizi meraklandıran açıklamalarda bulundu "film iyi mi kötü mü bişey diyemem ama şu kadarını söylemeliyim ki, adam film çekimlerinde 30-40 kilo vermiş...." ....pause...

....

ben de aynen Onura yetiştirdim .... hakkaten açtık izliyoruz (ki VCD diye Onur filmi baya bi aşağıladı, ilker teknolojilere hiç gelemezmiş, ama meraktan izleme kararı aldı :).....

ilk kareden itibaren zaten sürekli "ayyyyyyy ne zayıf ..öööö....zafiyet" söylemlerimiz eşliğinde izledik ... o ne yahu .... Anorexia .... neyse filme gelicek olursak, kurgu 10 üzrinden 8 (şizo filmeler serisi içinde yerini aldı), gerilim 8, efektler 7, ve final 8. Daha şaaşalı bir final olabilirmiş, o kadar öre öre geldi ki yani sona. Falaaan falaan

9 Nisan 2008 Çarşamba

dedikodu köşesi

çok ilgi gördü walla .. enteresan ... demek enteli, okumuşu, çalışanı, mimarı bu tür haberlere aç ... alla alla ... hakkaten ilgincime gitti .....
....
....
neyse madem talep var, ben de devam ediyorum bu sectiona .....


GÜNÜN DEDİKODUSU : Ekin var ya, gecenlerde kendine motor almış .... şu ara kullanmasını öğrenmekle meşgulmuş .... baharın tadını yüzüne vuran rüzgarı hissederek çıkartıyormuş (bu kısmı tamamen attım mesela)

+1

Saygın'ın "SAYGIN Ay'la DİZİ SETLERİ" programı yeni bitmiş, biraz soluklanıyormuş .....yaza devam edicekmiş.....O ara bahar donemi ünıversıtelerle ilgili bir projeye haızrlanıyormus... Saygın Ay kim derseniz (ki diyeceğinizi pek sanmıyorum), kendisi süper yetenekli yönetmenimizdir ... arkadaşımız o bizim (biraz da paye çıkartalım) ..... neyse kendisi hakkında ayrıntılı bilgi içüüün....






+1


Saygın demişken aklıma saçma bir anımız geldi ... Bir gün Saygın'dan bir telefon "Deniz işin var mı , müsaitsen çekime gel". Ben de işteyim, büroda, çizim iş güç ama tabi şeytan dürtüyo ,çekim falan diyince işin eğlencesine kapılıp, bir yolunu bulup gittim. Bir adet Sabah programında, (kadın programı bildiğin) ben konu mankeni olcam hesapta. Bana çeşitli peeling, yüz maskesi, oksijen tedavisi gibi uygulamalar yapılırken, başımdaki uzman kadın da anlatıyo muameleyi .... ama gülmeden durmak nasıl zor .... cidden zor bir iş ben anladım o gün .... bir ara bana mikrofon uzattılar, alt tarafı 1 cümle bişey söylicem ... yok .... neyse sonradan cd ye çekip verdi Soyguncuum bana, izleyip izleyip güldük Zan'la ....

sonuç : ben den de oyuncu olmazmış öğrenildi, gülmemem gereken yerde gülme hastalığım deli eder karşıdaki insanı ....

+1

şimdilik sevgiler, saygılar, hörmetlerrrrr......

8 Nisan 2008 Salı

book crossing


şöyle bişey : biri bir kitabı okuyor, bitirdiği yerde bırakıveriyor ve diğer bir kişi alıp okuyup, kamusal bir alana terk ediyor.....

.......

el vermek gibi ....

......

ben de bakınıp dururum bir kitap bulabilir miyim diye ama nerdeeee .... neyse bari ben başlatiim dedim ... vee kitabımı (ki nası kıymetlidir benim kitabım sidim anlatamam) bırakıcam bakalım ... mmmm ... nereye bıraksam .... planlı olmamalı böyle bir şey galiba ama düşünmeden edemiyo insan .... Kuğulu Pakr'a bıraksam, yağmur yağabilir, Madoya falan koysam garson atar (ayrıca çok sıkıcı), değişik bir yere koymalı ..... metro ... ı ıı .... NADA!!!! evet Nada ...hem de koyarım uzaktan bakarım bakalım kim alıcak ... ya da ODTÜ ye bırakabilirim ..... her neyse kitabım bakalım dünyayı dolaşıcak mı ( bu drumda İngilizce bir kitap mı bıraksaM??* amaaannn)


+1
+1


DEDİKODU KÖŞESİİİİ (bu yeni bir bölüm, şöyleki tanıdık tanımadık dedikodu, flaş haber, alemin nabzını tutma halleriyle yoğrulmuş eğlencelik tuvalet yazıları)

slogan:hardcore olmadıkça yaşasın dedikodu.....

+1...... geçen cumartesi Elif evlendi ... davullu zurnalı bir düğündü desemde inanmayın ...nene hatunda bir bar var (CV)...Orada resmen bir party havasında evlendiler ... sana da bu yakışırdı Elüüüf diye tam dedikodu köşe yazarı jargonuyla kutlamak istiyorum genç çiftimizi :)
...........

+2 ...... bizim Bercem var ya, Ankara'nın tanınmış siması (Yaklaşık 1-2 yıldır ortamlarda yoktu, yüzünü eskitmemek için değil, hamileydi kendileri)......bebeği doğdu.... melez mi melez...şekoş mu şekoş....mini bişey
.......

anti parantez yaşlandık mı noolduk, evlenen doğuran nişanlanan, alla allaaa
.........
+3.......... Annemle babamı sonunda ikna ettik, Çağdaş Sanatlarda Haziran başında RESİM SERGİ leri açılıyor ... BEKLERİZ EFENİM ....

yeri gelmişken Babamın resimleriden bağzıları .... eleştiriler bekleniyor ....




..........
..........

Bunlarde ANNE ye ait:






4 Nisan 2008 Cuma

Ankara da

Bahar rüzgarları estiriyor ..... biraz yağmur çamur şeklinde devam etsek de yaz kuraklıklarından korkumuzdan sesimizi çıkartmıyoruz.... sindik .....
.......
+1
......
iş çıkışı hava hala aydınlık .... yehuuuu ... la la laa ...loy loy....
.......
teras moduna girdik .... refüj artık büyümüş haliyle kenarlara çıkıyor, benim ödümü patlatıyor .... evham sahibi oldum resmen .... kuşlara hayraan hayraaan bakıp, kitleniyo .... neyse hiç çekmiyim şimdi (bu çekim yasası hikayeside bizi korkuttu, sindirdi ... ne düşünsem acaba başıma gelir mi gibilerinden paranoyalara kapılıorum arada) ...
........
Ankara'ya şöyle bir dönüp bakıcak olursak eğeeeer .... pek de bişey olmadığını görüyoruz ... şaka şaka....
var bişiler .... bi kıpırtılar .... mesela örneğin faraza .... İspanyol Filmleri Haftası başladı .... hafta içi hergün 17.30 ve 20.00 arası Ankapol Sinemasında .....ayrıntılı bilgiyi kendiniz okuyunuz artık...
......
+1
.......
Bu sabah çok saçma bir araba kazası yaptık... Zan kırmızı ışıkta durdu, ben de yanağına bi öpücük kondriim dedim ... araba kay, arkamızda duran kadına önden bindir ..... elimde de kahve vardı ...dökül saçıl .... pause :)
xxxxxx
neyse indik bir şokla ... ama arkamızdaki kadın gerçekten şoktaydı ... suratını ömrü hayatım boyunca unutamam ... bi de bizi gülme tuttu .. kadının arabada da bişey yoktu, zaten jipinini önüne kocaman borulardan tampon yaptırmış, deli mi ne .... duvara çarpsa bişey olmaz o kadın ...
......
kendisi de arabası gibi gestapo bişey indi ... Onura kızmış ...aynen şöyle
"kızı öpücen diye bana çarptın".... neyse 30 saat güldük .... kadın da diğer ışıklarda durunca uzaylı gibi baktı bize, uzaktan uzaktan kaçtı .....
.....
Onur da gidip bi de arkadan çarpalım falan diyo ... bela gibi ... sabah sabah aksyon doluydu:)
Bir de Onurcuum ilk şokla bir sinirlendi... o da kadın bize gelip arkadan çarptı sanmış .... açıklamasaydım ve mesela inip kadına kızsaydı çok komik olurdu ....
deli sapık gibi ....
............
sabahlarımı şenlendiren Onurcuuma burdan çok teşekkürlerimi sunmak isterim .... ..........j'adore Onureeee .....