22 Ağustos 2008 Cuma

biraz deniz biraz uykuuuu


Genel olarak ilk gittiğim yerlerde ilk yaptığım hareket gözlerimle kendime köşeler aramak olur .... çalışma köşesi, okuma köşesi, yazma köşesi, uyuma... vesaire .... ama söz konusu özenle tasarlanmış (ablamın sihirli dokunuşlarıyla) bir bodrum evi olunca evde köşelerden köşe beğen, nereye yerleşeceğine şaşır ... resmen köşelerin yarışı arasında kaldım ..... çalışma köşem mesela hiç bu kadar acaip olmamıştı ...... ilham gelme de ne gel?????



ya da okuma köşem .....



ya da bir diğer okuma köşem .....





dayımın havuzda yüzdürelim diye yaptığı kayıklar .....




eveeet tatilin sonuna doğru gelirken dipten geriden bünyemi kaplayan hüzünle baş etme yolları aramaktayım .... Refüje duyduğum yoğun özleme duygusuna sarılarak, eve (Ankaraya) dönme fikrine ısınmaya çalışıyorum ... ama o kadar "artificial" ki bu .... bulmuşuz doğayı, denizi, tuzu, karpuz kokan suları, hormonsuz pazar sebzelerini, taze balığı, Gümüşlüğü, eğlenceyi aynı anda huzuru .....

Bir ara dinleme işini abarttım, geç kalkıyorum, plajda uyuyorum, eve gelip duş faslından sonra uyuyorum, üstüne tekrar uyuyorum ... resmen uyumaktan yoruldum ... benim bünyem 5 senedir 9 dan akşam 7 ye kadar ofiste çizim yapmaya, asla gün içinde dinlenmemeye göre programlandığı içindir ki heralde, biraz saçmaladı drumu ..... sersem oldum kaldım ....


Sersem olduğumuz başka drumlarda oldu burda tabii haliyle .... Türkbükü mesela ben küçükkken bildiğin in cin top oynayan bir sakinlik abidesiyken, şimdi fönlü saçlar, dev küpeler, makyaj veee en manyağı dizine kadar çizmelerle gezen kadınlarla karşılaşılan bir podyuma dönüşmüş ... niyeee??? .... Zan ın da katıldığı üzere (bir erkek olarak fikrini aldım hemen... iyi mi yani şimdi bu diye) berbat bir bacaklarda basıklık görüntüsü oluşturmakla beraber o çizmelerin bu sıcakta ayaklarda yapacağı mantar dolayısıyle girilebilicek antipatik drumlar üzerine çok eğlendik ...


Köprüden geçer geçmez Türkbüküne uzaydan bir ışın vermişsinde hepsi mutant olmuş gibi tipler, bir şezlong 30 ytl, ice cofee yemin ederim 25 ytl idi ...içkilere hiç girmiciiim ... (ama ice coffee alla için içtiklerimin en güzeliydi, belki o kadar para bayılınca tadı da değişmiştir. hehehehe)


Bir arkadaşımız anlattı ... bunlar tekneyle geziniyorlarmış kıyı kıyı Türkbükü'nde ... neyse bir bakmışlar salaaaaş bir tekne .... diğer yatların, sürat motorlarının arasında tabi hemen fark etmişler bu ne gibilerinden ... yaklaşmışlar ki içeride dev kameralarla paparazziler .... hehehe ... kıyıdan yakalayamadıklarına hemen denizden zumlama :))) meslege gel ..... Millet o teknikle kameralarla timsahları inceler, Discovery channel da belgesele koşar, bizim memlekette de Eda Kaçtanpınarın kçna ....


Gümüşlüğe gelince her zaman ki gibi bohemian rapsody ..... Teoman falan da geçmese birden önümüzden daha şahane olucak tabii ... gidip o fena film "Balans ve Manevra" hakkında iki çift laf edip eğlenmemekten Onur kurtardı beni .... neyse bir diğer üstün plaj (ki benim için ergenlik dönemlerime dair müthij anlamı olan bir mekandır) Aktur yine muhteşemdi ... Tabii Sarnıca doğru bir sürü apart yapıp o tarafı yapısal pisliğe boğmaktan bir dakika bile geri kalmamışlar o ayrı ....



+1

OH bitirdim rahatladım kitabımı .... Empati ... şiddetle tavsiye edilir ... Olasılıksızlık beni pek de sarmamıştı mesela ama bu sefer girilen kuantum tripleri, felsefik mevzular ve tatile yakışır bir sürükleyicilikle, bir numaralı plaj kitapları arasında rafa kaldırıyorum sevgili Empatiyi .... bir de empatları anlatırken yazar sürekli duygulardan bahsederken aslında gerçekten de böyle bir drumlar olabilir mi gibi deneylere girdim .... ama ben bir empat değilmişim :((( çok üzüldüm ....

+1

en sonunda, yani 2 sene kaçtıktan sonra en nihayetinde biz de Tangoya başlıyoruz .... ey allam yaaa .... nereye gitsek Tango, kimle karşılaşsak Milangoya götürme çabaları .... en son Bodrum Marina da bir Milongoya katıldık ... (katıldık derken sürekli oturup izlemek vasıtasıyla) ve Zan la birbirimize dönüm baktık ve karar verilmiştir ifadesiyle sonuca bağladık bu meseleyi ... 2 sene önce bir ilk derse gitmiş, beni gülmemem gereken yerde gülme krizi tuttuğu için bırakmıştık .... bakalııım ....


+1



4 Ağustos 2008 Pazartesi

ve işte çilek doğurduuuuuu



























6 adet yavru oldu ve çok şirinleeeeeer ve çok komikleeeeer .......

daha önce bol bol adından söz ettiğim meşhur çilek bir "science fiction" filmi çevirircesine yavruları dünyaya getirdi .....
























BU ÇOK ACAİP....... PAUSE.....