art etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
art etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Nisan 2014 Perşembe
20 Mart 2014 Perşembe
mekan dergisi

bu sayısında projemize yer Verdi......tesekkürler :)
not:fotograflar tarafımca cekildi....
19 Şubat 2014 Çarşamba
Bora Uzerin salon erkeği halli klibi
Bora Uzer diyince bi tuylerim diken diken olur ki..... gıcıklık hat safhadadır benim için onun varlığı....
küçüklükten taaa Bodrum Mavide bunlar meşhur olmazdanken beri biliriz arkadaşı, yeni yeni inceltip sesini eski jamiroquai, yeni Jastin Tımbırlek halleri, etraftaki insanlara (ekseri kızlara)laf atıp bulaşmalar, muhabbet açıp ilerleyincede adeti gereği bozmalar falan oyyy oyyyy... böyle böyle meşhur olunuyo demekki diye düşünmekten kendimizi alalmamıştık yıllar içinde bu davranışlarını gözlemlerken ...mesela bizzat benim şahit olduğum şöyle bir olay arkadaşın profilini özetlemeye yeter belkide....
artık yıl 2001 mi 2000 mi, 2003 mu bilemiyorum o civarlar Maviye gittik yanımda çeşitli kız arkadaşlarımla.... Bu arkadaşlardan biri Ella ingilterede, Beryl Amerikada yaşayan son derece hoş, güzel, eğlenceli, yabancı doğallığında hatta mütevazi, aileleri yarı yabancı yari Turk olmasına ragmen sadece yazları geldiklerinden Turk laf sokmalarına, egolarına çok yabancı kızlar....akıllarına geleni ima etmeksizin direk soylemeleri o dönem çok hoşuma gidiyor...
neyse girdik super eğleniyoruz birimizinde doğum gunumuydu neydi hatta.... müzik de keyifli Bora vokalde kopuyo kendince, ve o kadar ama o kadar yakışıklı ve havalı olduğunu düşünüyo ki büyük ihtimalle :).... o sırada bizim masaya dönüyo Bora cemkirmeyle karışık küsmüş bir suratla çok ses yaptığımızı söylüyo...sınıftayız sanki... ben böyle pauselasamda yanımdaki mutevaziler ya bi üzülüyolar bi üzülüyolar....tüh ya ayıp ettik guruba gibilerinden saf saf bunlar içleniyolar....derken ara oluyo dışarıda ego patlaması yaşayan Boranın yanına gidip pardon demek için ilerliyolar .... bilesem bunun huyunu hayatta gönderir miyim kızları.... yanına yaklaşıyolar tam pardon falan diyecekler...."şimdi konuşamam..." diye bunların suratına bile bakmıyoooooo... bunlar böyle yazık çok bozuluyolar, şaşırıyolar, arkalarını dönüp masaya gelip şok şok bakıyolar etrafa hahahaha...iyiki gitmemişim olm olmuştum çok net hatırlıyorum....
bi kerede Odtu de İlhan Erşahin konseri var,... İlhan abimizde bizim o yarı yabancı arkadaşlar hesabı nası kibar takılıyo sahnede mutavazilik akıyo izleyenler bilir... bu da çıktı konsere bir ön plana geçmeler, rol çalmalar, adamı hiç konuşturmamalr, off çiiiiğğğ ve çeaaaaap aynı anda....
bunun gibi vukuatları var arkadaşın, bildiğimden ben bi daha hiç diyoloğa girmedim ama herkesten de bozulma, gt etme, lafı gediğine sokma hikayelerini yıllar içinde dinledim.... bu sene Gumuşlukteyiz Jazz barda bi grubu dinlemeye gittik... ortam şahane müzik dalgaların sesiyle adeta karışmış, kumsala atılan sandalyelerle kuma basan ayaklarımızdan cazır cazır kışın elektriği topraga karışıyo....rahatlıyoruz içkimizi kibar kibar yudumlarken.... birden sahneye hop bu çıktı....seyirciler arasındaymış meğer.... "ne duruyosunuuuuz, alkışlamıyosunuzzzz, bunlarda iyi gurup mu bulcaksınıııııııııııız" diye mikrofona nası bağrınıyo deli.... gerdi resmen bi anda, gayette herkes alkışlıyo bu esnada, niye alkışlamıyosunuz grubu diyecek bi ortam falan yok yani....Zaan la gözgöze geldik koptuk....
azardan hemen sonra mikrofona fıçı fıçı hutu hutu Beat Box numaralarına başladı klasik.....
bu arada her zaman kot pantalonlu şapkalı New Yorktan ayağımın tozuyla yeni geldim yoksa buralarda sizinle ne işim olacak, halleri yeni klibinde salon erkeğine itinayla dönüşüyor ....veeee incecik sesi ve yeni doğum yapmasından olsa gerek kocaman memeleriyle klibi kısa film formatına dönüştüren Tuba Ünsal.... ya nolur biri bana klipteki o diyalokların yapmacıklığını anlamsızlığını anlatsın .... Tuba Ünsal kızgın gibi ama hiç kızgın gibi değil... Boranın mimikleri görülmeye değer.....neyse yine çok eğlendik.... youtube dan eğlenmek isteyen izlesin buyrun: http://www.youtube.com/watch?v=laVAy1bmOlw
küçüklükten taaa Bodrum Mavide bunlar meşhur olmazdanken beri biliriz arkadaşı, yeni yeni inceltip sesini eski jamiroquai, yeni Jastin Tımbırlek halleri, etraftaki insanlara (ekseri kızlara)laf atıp bulaşmalar, muhabbet açıp ilerleyincede adeti gereği bozmalar falan oyyy oyyyy... böyle böyle meşhur olunuyo demekki diye düşünmekten kendimizi alalmamıştık yıllar içinde bu davranışlarını gözlemlerken ...mesela bizzat benim şahit olduğum şöyle bir olay arkadaşın profilini özetlemeye yeter belkide....
artık yıl 2001 mi 2000 mi, 2003 mu bilemiyorum o civarlar Maviye gittik yanımda çeşitli kız arkadaşlarımla.... Bu arkadaşlardan biri Ella ingilterede, Beryl Amerikada yaşayan son derece hoş, güzel, eğlenceli, yabancı doğallığında hatta mütevazi, aileleri yarı yabancı yari Turk olmasına ragmen sadece yazları geldiklerinden Turk laf sokmalarına, egolarına çok yabancı kızlar....akıllarına geleni ima etmeksizin direk soylemeleri o dönem çok hoşuma gidiyor...
neyse girdik super eğleniyoruz birimizinde doğum gunumuydu neydi hatta.... müzik de keyifli Bora vokalde kopuyo kendince, ve o kadar ama o kadar yakışıklı ve havalı olduğunu düşünüyo ki büyük ihtimalle :).... o sırada bizim masaya dönüyo Bora cemkirmeyle karışık küsmüş bir suratla çok ses yaptığımızı söylüyo...sınıftayız sanki... ben böyle pauselasamda yanımdaki mutevaziler ya bi üzülüyolar bi üzülüyolar....tüh ya ayıp ettik guruba gibilerinden saf saf bunlar içleniyolar....derken ara oluyo dışarıda ego patlaması yaşayan Boranın yanına gidip pardon demek için ilerliyolar .... bilesem bunun huyunu hayatta gönderir miyim kızları.... yanına yaklaşıyolar tam pardon falan diyecekler...."şimdi konuşamam..." diye bunların suratına bile bakmıyoooooo... bunlar böyle yazık çok bozuluyolar, şaşırıyolar, arkalarını dönüp masaya gelip şok şok bakıyolar etrafa hahahaha...iyiki gitmemişim olm olmuştum çok net hatırlıyorum....
bi kerede Odtu de İlhan Erşahin konseri var,... İlhan abimizde bizim o yarı yabancı arkadaşlar hesabı nası kibar takılıyo sahnede mutavazilik akıyo izleyenler bilir... bu da çıktı konsere bir ön plana geçmeler, rol çalmalar, adamı hiç konuşturmamalr, off çiiiiğğğ ve çeaaaaap aynı anda....
bunun gibi vukuatları var arkadaşın, bildiğimden ben bi daha hiç diyoloğa girmedim ama herkesten de bozulma, gt etme, lafı gediğine sokma hikayelerini yıllar içinde dinledim.... bu sene Gumuşlukteyiz Jazz barda bi grubu dinlemeye gittik... ortam şahane müzik dalgaların sesiyle adeta karışmış, kumsala atılan sandalyelerle kuma basan ayaklarımızdan cazır cazır kışın elektriği topraga karışıyo....rahatlıyoruz içkimizi kibar kibar yudumlarken.... birden sahneye hop bu çıktı....seyirciler arasındaymış meğer.... "ne duruyosunuuuuz, alkışlamıyosunuzzzz, bunlarda iyi gurup mu bulcaksınıııııııııııız" diye mikrofona nası bağrınıyo deli.... gerdi resmen bi anda, gayette herkes alkışlıyo bu esnada, niye alkışlamıyosunuz grubu diyecek bi ortam falan yok yani....Zaan la gözgöze geldik koptuk....
azardan hemen sonra mikrofona fıçı fıçı hutu hutu Beat Box numaralarına başladı klasik.....
bu arada her zaman kot pantalonlu şapkalı New Yorktan ayağımın tozuyla yeni geldim yoksa buralarda sizinle ne işim olacak, halleri yeni klibinde salon erkeğine itinayla dönüşüyor ....veeee incecik sesi ve yeni doğum yapmasından olsa gerek kocaman memeleriyle klibi kısa film formatına dönüştüren Tuba Ünsal.... ya nolur biri bana klipteki o diyalokların yapmacıklığını anlamsızlığını anlatsın .... Tuba Ünsal kızgın gibi ama hiç kızgın gibi değil... Boranın mimikleri görülmeye değer.....neyse yine çok eğlendik.... youtube dan eğlenmek isteyen izlesin buyrun: http://www.youtube.com/watch?v=laVAy1bmOlw
25 Mart 2013 Pazartesi
2 Kasım 2012 Cuma
7 Mayıs 2012 Pazartesi
6 Mayıs 2012 Pazar
istanbul büyülü
Yazdan beri Ankaradan çıkamayıp çatlama kıvamına gelince İstanbula bir kaçamak yapmanın vakti gelmişti .... Rüzgarın yönlendirmeleriyle gemiye vapura binme, deniz kenarı bütün parklara saatlerce abone olma şeklinde bir programdı, terapi niteliğindeydi..... thnx Rüzgar rehber :)
Etiketler:
architecture,
art,
istanbul,
photography,
urban life
5 Mayıs 2012 Cumartesi
16 Ocak 2012 Pazartesi
11 Ocak 2012 Çarşamba
1 Ocak 2012 Pazar
22 Aralık 2011 Perşembe
12 Aralık 2011 Pazartesi
Jackie Evancho ....
Geçenlerde şansa bi kanalda Amerikanın yetenek siz siniz'ine takıldım .... bi minik kız çocuğu çıktı 10 yaşında, sanki insan suretine bürünmüş bir melek .... gifted doğmuş o nasıl bir ses.... içine 30 yaşında kadın kaçmış gibi bir söylemi oluyor hatta jüri üyelerinden birinin.... şöyle bişey kısaca..... Jackie Evancho
+1
sonbahar ne güzeldi
bu ara yağmur yıkadı geçti.....

9 Aralık 2011 Cuma
slogan mı sologram mı....
+1
ne zamandır aklımda (ağzımda) bi parça var... söyleyip duruyodumda ne olduğunu yeni öğrendim.... respect ....
Lykke Li-I Follow Rivers
22 Kasım 2011 Salı
NAR

Film muhteşemdi ..... bir ara çok gerildim, nadir üzülürüm bir filmde bi ara bayaa bi sızladı içim, ardından çok güldürdü, eve geldim düşündürdü, kurgu, müzikler beni benden aldı.... film sonrasında oyunculara sorular, yönetmenin mütevaziliği sıcaktı.... oyuncu performansları çok acayipti, izleyen karar versin daha bişey yazmiim hiç .....
bu arada böyle alter bir festivale yer veren Büyülü Fener sinemasını da cesaretinden dolayı kutluyorum sesimi duyan olursa......
20 Kasım 2011 Pazar
Kuir Fest

Kuir Fest Ankara devam etmekte Büyülü Fenerde ... akşam arkadaşımın kurgusunu yaptığı (Çiçek Kahraman) bir filmin gösterimine katılıcam....NAR.....heycanlıyım .... diğer filmler için program
+1

Birde festivalde değişik bir etkinlik var adı da resmen "Kendi Didonu Kendin Yap" .... etkinliğin içeriği belli ama ayrıntılı bilgi için buyrun .....
+1
Cuma akşam üzeri CerModern de Clemens Holzmeister'in sergisi vardı .... kendisi Meclisin mimarı olur dersem bişey ifade eder mi bilmiyorum.... resimleri harikaydı rahmetlinin.... ama büyük kalabalık aslında aynı saatte orda bulunan Archiprix sergisi için toplanmıştı.... görmeyen kalmasıııııııııııııııııın a dostlar.....
22 Ekim 2011 Cumartesi
2 sergi bi salgın
Mercan Dede sergi açılışına tüm yağmur kıyamete karşı göğüs gererekten gittik....... özellikle de minik odadaki Avatar'ın asit kafası stayla video art kısımları nedense beni derinden etkiledi.... nedenini bilmeden etkilenmek zaten herlde insanın hoşuna giden olay, bu sanat sepet işlerinde.....


+1
+1
dün ise yine "nedenini bilmeden bi takım hislere nail olmak" için iki sergi açılışına daha gittik.... birincisi La Casa De Arte Sanat Galerisindeydi ve kısaca Puro konseptli resimler vardı.... Piayano ve ortam şahane olsada vurulduğum bir parça olmadı....

o esnada oradan geçmekte olan ve bir gün ansızın bizim ofise girerek "hi I wanna work in here" diyen Noush adlı İran asıllı eski bir çalışanımızla karşılaştık..... ve yine enteresandır ki bunca zaman görüşmeyip Mercan Dede sergisindede kendisiyle kaşılaşmamız ve onunda iç mimarlıktan bayıp Cer Modernde bir sergi açmaya karar vermesiyle koyulaşam muhabbetimiz bu sergide de karşılaşınca daha bi perçinlendi.... Onları da alıp diğer sergiye doğru yola koyulduk.....
ki ben sergiden içeriye girer girmez böyle bi kalakaldım.... yanıma eski bir arkadaşım geldi cevap mevap verdim ama çocuğun neler söylediği pek net değildi, sesler kısıldı, insanlar silikleşti, sanırım tuvallere aşık oldum.... sergi Ankaranın güzide barı Siyah Beyaz'ın üst katında.... sanatçının adını hala bilmiyorum sanırım bilmek de istemiyorum.... o kemik parçalarının bir insan tarafından yapıldığını red ediyorum.....
sonra bu kadar entel işlerden sonra Zanla bi bar mar yüksek müzik içki hiç çekici gelmedi bize ve kendimizi romansa vurup sinemaya gidelim dedik ama kesinlikle yanlış film seçmişiz ( ben Midnight tin Paris için yanıp tutuşuyordum oysaki ama saati kaçırmışız....sux).... zaten 11.30 matinası ve film de salgın olunca ve o kadar oyuncuyu toplayıp içide boş, booooooooom boş olunca salonun yarısı uyudu diğer yarısıda ilk yarıda evlerine gidip sıcak yataklarında uyumayı tercih etti.... sanırım filmi tek izleyen benim bedbah bakışlarım arasında Zan idi.... berbaaaaaaaaaaaat başka da bişeycikler demem....kusunç o derece.....
+1
kötü filmin etkileri ve iyi sergi birbirini cancel etti ama bu gün umarım bu parça gibi geçer efendim.....
16 Ekim 2011 Pazar
Mercan Dede sergisi Cer Modern
Aşıklar Kabilesi...... Açılış 17 Ekim saat 19.30 .....
şablonlar, sprey boya, fotograflar ve kolajlar .....
özgürlüğü
arayanlara
bir mektup....
devamı için tık tık tık
şablonlar, sprey boya, fotograflar ve kolajlar .....
özgürlüğü
arayanlara
bir mektup....
devamı için tık tık tık
14 Ekim 2011 Cuma
gecikmiş İstanbul Design Week 2011 fotolariiiiii
walla iyiydi hoştu, harikaydı, ellere sağlık, Galata üzerinde güneşli havada olmak içimizi açtı ammmaaaa tasarıma doyduk mu o kısım biraz zayıf mıydı ne...... otur 10 diyemedik, "çok iyi tasarımcıysan buyur sen yap kardeşim " diyen seslere de burdan üzülerek söylüyorum hiç çemkirmeyin siz değil sizleri yeterince desteklemeyenler utansın diyorum.... Bir de girişteki 1. Sivas Günleri nedeniyle yayılan davul ve zurna (gerçektende bangır bangır zurna vardı) ve de halay ve de gözleme ortamından sonra akabinde Tasarım Zone a geçerken (hadi bizi geç biz alışığız böyle karışık kültür drumlarına da) turistler mesela hafif dumur ve şeltoks yemiş etkisindeydiler..... harika standlardan birisi işte buydu... bayıldım....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














