
Böyle bakışlar bir an değişiyo, işte diyoruz Bihter geldi, şimdi Adnan nerde Nihal ve Matmazel piyano mu çalıyor hala, bu üzerimdeki basma elbiseler de nesi, Arielle defalarca yıkanmış vatkalı bluzüm, angora kazağın nerde falan diye kızarak kendine gelip stüdyoyu terk edeceğinden korktuk..... bir de anlamadığım bir düğün sahnesi var uzun uzuuuuun...... o misafirlere hediye verdikleri nazar boncuklu bileklikte trend patlaması olmuştur bile, artık her düğün dernekte bunları taktırılar kesin (I hate düğüns bu arada) .....ve en komiği düğünde drug çakan genç delikanlıların taşkınlığı..... yönetmen izleyiciyi ikna edecek ya, delikanlılar kendilerinde değil, kafalar bi dünya, gece koşan kız görünce dayanamayıp üstünü ıslatıcaklar..... Coşkun abi olsa mesela işi hiç meşrulaştımadan kafadan giriyo meseleye, criminal minds tavırlarıyla, eller tandıra uzanan aç ilk insan gibi, bakışlarla ağızdan akan su tam ötrüşüyo üstüne üstlük... öyle hapa mapa da luzüm görmüyor, bile isteye, gayet bilinçli, bilfiil, kendinden tam emin dalıyo mevzuya ....

ODTÜde okurken her yıl ne hikmetse, Fransız aristokrat Marquis de Sade'nin kitabından uyarlana “Salo” anfilerden birinde oynatılır, topluca izleniridi, Passonlinin faşizme yaptığı bu cinsel içerikli yorum..... ben bi kaç kez izledim sonra miğdem artık sadizmi ve siddeti kaldırmaz oldu .... mesela burda birbirlerine bok yedirenleri görmek mümkün.... o kadarını söyliyeyim, izlemeyenler varsa hiç büyüsünü bozmiim .... ancak burada filmi izledikten sonra öyle acaba hangi tecavüz sahnesi iyiydi gibi Turk yorumları yapılmaz, işin cidddiyetiyle insanın nutku tutlur, ağzı dili birbirine karışacak kadar sersemlenirdi.... gülenlerde vardı tabikide, benim gibi siniri bozulunca gülenler sınıfına mensuplar mesela .... ayıplanmıştım, entel dantel çevrelerce....
+1
Gelelim asıl komedi mevzuya.... bu tecavüz filmlerinden en manyağı şüphesiz 2002 de vizyona giren “Dönüş Yok” tur ve de benim için apayrı bir anlamı vardır..... 9 dakika boyunca Monica Bellucci köprü altında tecavüz uğrarken sinemada kusanlar, filmi terk edenler (ben de çıkmıştım dayanamayıp) gibi izleyicileri perişan eden, pskolojisini dağıtan etkilerle urban legend mertebesine ulaşan efsane film .....
Hikayenin diğer karakterleri Mel ve Müg kardeşler: Bunlar Mel diye dünya üzerindeki tüm garip olayların dönüp dolaşıp onu bulduğu, dışarıdan bakıldığında Adanalı, son derece normal bir insan görünümü sergileyip içinde bi deli barındıran ve bu zıtlık sayesinde çok eğlendiğim sevgili bir arkadaşım ve onun saflık derecesini ikiye katlayan bir de ablası .... adı Müg..... Müg’ün durumunu iki örnekle açıklamak gerekirse, lisede gelip
“ aaaa Mel biliyo musun kızların nüfüs cüzdanı pembe, erkeklerinki de mavi oluyomuş.....biliyo muydun daha önce ... ben de bana neden mavi renk düşmedi diye üzülüyodum” diyen bir insan kendisi... pause..... lisede tekrar ediyorum.....
yada bir gün baklava yerken “baklavayı nasıl pişiriyorlarsa içindeki kıyma tadı kayboluyo” diyip Mel içinde kıyma değil de ezilmiş fıstık olduğunu anlatmaya çalıştığında kesinlikle inanmayıp onu keklediğini sanacak kadar da mağrurdur kendisi.... hahahahah....
neyse profiler böyleyken, 2002 yılında Mel’le oturuyoruz kakara kikiri, Müg aradı feryat figan .... sinirden ve ağlamaktan konuşamayarak .... Mel hiç bişey anlamayarak sadece “ablam bi filmden bahsediyo allah allah ben bi eve gidiyim” dedi ve gittiiiiiii..... arkasından ne çıkacak diye meraklardan meraklara koşarak aradım Mel’i 2 saat sonra..... işin komiği durum hala anlaşılamamış, Müg sinir krizleri geçirerek ve “nasıl böyle bir film izlersiniz Birdalla, hiç utanma yok mu sizdeeeee,”diye söylene söylene Mele küsmüş, son durum olarak konuşmuyormuş.... neyse en sonunda allem ederek kallem ederek, diller dökerek anlaşılıyoki bahsettiği film “Dönüş Yok”..... biz de olayın sırrını çözmeye çalışan ajanlar gibi düşünüyoruz Melle iyide neden bu kadar etkilendi, kızdı, dahası küstü diye kafa patlatıp teoriler üretiyoruz....... neyse hikaye şöyle anlaşılıyo: bir gece evvel Mel yakın arkadaşı Birdalla, bir film alıp eve geliyolar izleyip geyiklemek için.... film de yine bizim meşhur Dönüş Yok... o aralar böyle dvd ayağa düşmemiş, orda burda hatta gazeteden 2,5 tl ye bulamıyosun, vcd modası sürmekte.... vcd yi satan adam da birinci cdnin üzerine yanlışlıkla 2, diğerine de 1 yazmış, istesen olmaz...... Müg’de gelmiş eve
“aaa ne izlemişler acaba, ben de izliyim” diye cd1’i koymuş.... ama aslında 2.cd yi koyduğundan film ortasından tam da 9 dakikalık tecavüz sahnesiyle başlamış ve sürdükçe sürmüş bu sahne..... bir hışım filmi kapayan Müg, bunlar acık saçık porno film falan alıp oturup izliyolar zannederek kafaları yemiş, dooru telefona sarılmış.... hahahha.....
1 hafta bounca Mel ablasına bunun o biçim bir film olmadığını izah ederek ve kendini temize çıkartmaya çalışarak geçirişine ben bizzat şahit olarak inanılmaz eğlendim.... filmi koyuyoruz mesela ileri sarıp göstericez, bu bir vizyon filmi diyerek yok, nasıl kızıyo, köpürüyor, açıklatmıyo kesinlikle..... hatta daha da abartarak o dönem Birdal’ın evlerine gelmesini yasaklamıştı, sanki çocuğun ne suçu varsa..... Birdalı görünce o sahneler aklına geliyomuş....hahahaha.....
neyse en bomba tecavüz filmi Dönüş Yok olmuştur benim için, hala da öyle.... allah seni de güldürsün Müg....





