Dün varya nası sinir oldum şu seçim sonuçlarına .... saçını başını yol derken toparladım kendimi, dur dedim aman sinir stres yapma, yavrucağını memleket meseleleriyle germe .... oturdum karpuz hayalleri kurdum, şöyle sulu kokulu bi karpuz çıksa artık yaz gelse dedim .... sonra dedim kavun da olsa yanında, kiraz bi çanak... kiraz kırmızı olduğundan mavi bir çanak ..... meyve aromalı sakızda buldum medeti .... onda aradım özlediğim lezzeti (git gide yazı saçmalıyo, bu saatten sonra) ... hormonlar şekerim, all because of hormones..... geçenlerde bi makale okuyorum yine, doğal olarak bu hamile triplerine sardırdım, bilimsel kitaplar araştırıyorum enteresan bişeye rasgeldim ....
Ben şimdi bol bol yiyorum ya, o tür bir bilgilenme yazısı diyorki; 2. Dünya Savaşında Naziler yahudi esir kadınlarından hamile olanlara canice bir deney yapmışlar. Deney oldukça pskopatça, demişler ki bakalım bu hamileleri aç bırakalım, bebekler nolcak acaba demişler. Manyaklığa gel. Hakkatende sadece günde 1 öğün vermişler, yazık ya. Neyse 9 ay sonra bütün bebekler gayet sağlıklı, nurtopu gibi doğmuş .... (bilimsel makalede nurtopu yazmıyo tabiki) .... ancaaak annelerde dişler gitmiş, saç baş gitmiş, neticede anneyi yemiş bitirmiş tipler .... makale şunu demeye getiriyo, kadın vücudu doğurmak için tasarlanmış bir makinadır, sen yesende yemesen de doğa bebeği gayet en mükemmel kıvamda ayarlıyo ama yemeğini ye, beslen ki sende bazı arazlar olmasın .... kendimiz için yiyomuşuz kısaca .... ne biliim enteresan ..... 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi, bu galaktik olayda yer alacağım ..... 
Aklıma gelmişken hamile bi arakadaşınıza ne hediye edicem diye düşünüyosanız, nooooolur, lütfen hatırım için ona bebek günlüğü kitabı alın ...ısrar ediyorum çünkü çok şeker, bayıldım D&R'da kendimi kaybettim ... bana almayın ben gittim aldım .... kitap şöyle içinde ilk doğduğu gün, ilk banyosu, ilk seyahati, ilk cartı ilk curtu ile ilgili resim yerleri var .... bayaa eğlenceli olarak, aile ağacı resimleri, ilk ayak izi yeri, el izi sayfası, ilk aşıları, ilk saçından bi parça, böyle manyakça kafayı kırıyosun ilklerle .... efenime söyliim ilk söylediği kelime, eve gelince ilk hisleriniz .... tam anı hesabı, keşke banada yapsalardı, açar açar okurdum eşşek kadar olunca bile ....
9 yorum:
Hatırlıyorumda Devrim Miroşa hamileyken bir gece yarısı benden can eriği istemişti. Dışarısı çok soğuktu. Ankaranın ayazını bilirsin. Yanmakta olan sobayı biraz harladıktan sonra, sıkı sıkı giyinip kendimi sokağa atmıştım. Zamanında birilerinden duymuştum, Sakaryadaki bir iki şarküteri, bu kış mevsiminde aradığımı bulabileceğim tek yer olabilirdi. O zamanlar Kızılay daki kocabeyoğlu pasajında haftalıklı tezgahtardım. Kazancım ortada, kıt kanaat geçindirdiğim iki kişilik bir aile ve umut ettiğimiz bir bebeğimizin hayali vardı. Can erikleri gözümün önünde, küçük bir tahta kasanın içinde duruyordu. Fiyat etiketinde 25 lira yazıyordu. Elimi cebime attım, elektrik ve su parası için ayırdığım 18 lirayı avuçlarıma aldım. Bir kaç kuruşta bozukluğum vardı. Kısa bir süre düşündükten ve o küçük kasanın içindeki can eriklerin önünde bir erkek, bir baba adayı olarak ezildikten sonra "Bana oradan 15 liralık verebilirmisiniz" dediğim hatırlıyorum. Sesim çok ince çıkmıştı. Belkide soğuk hava kendimin bile zor duyabildiğim cılız sesi dükkan sahibine ulaştıramıyordu. Sonra kasadan bir avuç erik aldım ve satıcı çocuğa uzattım. "Bana bunları sar". Avucumdaki eriklere 6 lira vermiştim. Ne kadarda mutluydum anlatamam. bir o kadarda gururlu. Evden içeri girdiğimde soba sönmek üzereydi. Hemen önce odunla alazladım ve son kömür torbasından iki kürek atıp ateşi canlandırdım. Devrim çoktan uyumuştu. Yanına uzanıp avucumdaki can eriklerini burnuna doğru tuttum. Kokusunu almasını istiyordum. Devrim yavaş yavaş gözlerini araladı. "Ahmet artık istemiyorum, geçti" dedi. Alnından öptüm. "Peki aşkım, hadi uyu sen" diyip, avucumdaki can eriklerin bakıp gülümsedim. "Bu ay elektrik idaresine sizleri vereceğim, umarım kabul ederler" diye fısıldadığımı hatırlıyorum.
Canın buralardan bir şey çekerse bana söyle. Bebek için Ahmet Dayısı canını verir.
Sevgilerimle.
Ahmet
__biraz üzüldüm ben bu hikayeye .... ama çaba hakkaten içgüdüsel ve takdire değer :)...benzer bir olay bir kere benimde başıma gelmişti, çok sevdiğim birinin bir isteğini yerine getirmeye çalışmıştım ama bir sürü badire atlatmış ve sonuçta süper bir tepkiyle karşılaşmıştım ... pozitif sonuç neyseki moral olmuştu ...canım bişey çekerse söz söylicem ... çok teşekkürler düşüncenize :)__
Ben neden aşermiyorum? Yoksa hanile değil miyim? :) DR'a en kısa zamanda bakılacak
Bende 2 tane vardı o günlüklerden.. Arda doğmuştu.. hoppidi zippidi yazıyorum her dakikayı..
5. aya kadar...
devamı yok..
Son cümle ise şu..
"Bugün Arda'nın bir kardeşi olacağını öğrendik !"
:))
Gerisini hatırlamıyorum, 5 yıl su gibi geçti gitti:)))
Ahmet beyin yorumu cok etkiledi beni :(
Canim kitap cok guzel gercekten iyi bir hediye olur.
Canin cekerse birsey haber et bize ben de buradayim!!
sevgiler
__ferolago benimde hiç miğdem falan bulanmıyo ya, bende arada düşünüyorum acaba hamile değil miyim diye??? :))__
__Ahmet Bey'in yorumu benide duygulandırdı (zaten overdose duygusalım...) ...canım bişey çekerse ilan edicem burdan :) çok teşekkürler__
__Pino öyle üst üste bebek olmuş, tabi 5 yıl nasıl geçmiş anlamaz insan :) ...ikiz gibi onlar :)__
ee Opal hoop diye bi tane daha hamile blogger bulmus. ya delircem sonunda ya da ben de dogurcam bitane.hayirli ugurlu olsun. bu arada tanistimiza memnun oldum ben (kendi adima bizatihi sahsim olaraktan)
Yorum Gönder