Geçenlerde Lemanyak'da Bahadır Boysal okuyorum, farkındalıkla, bastırma arasındaki ince çizgiyi sürekli sorgulayan sevgili arkadaşım öz aklıma geldi .....bu aralara hep aklımdasın zaten :).....
31 Ekim 2010 Pazar
ÖZLEME İTAFEN
Geçenlerde Lemanyak'da Bahadır Boysal okuyorum, farkındalıkla, bastırma arasındaki ince çizgiyi sürekli sorgulayan sevgili arkadaşım öz aklıma geldi .....bu aralara hep aklımdasın zaten :).....
22 Ekim 2010 Cuma
bi kitap bi film

The Boat That Rocked/Rock’n Roll Teknesi (2009) ...o yeaaaaah.....
bu sonbahar günlerinde biraz yükselmek iseyenlere ahanda buyrun film budur.... kıyafetler tapılası, gemi de binilip kaçılası .....
+1
Açlık Oyunları üçlemesinin sonuncusuna geçmiş bulunuyorum şükür.... ondan evvel araya bir adet "Sil Baştan" sıkıştırdım 3 günde..... şöyleki kısaca adamın teki, habire ölüyo, bi uyanıyo aaaa üniversitede ....çok fena....ben mesela hiç istemezdim Rüzgarı özlerdim deli gibi....
neyse adamımız uyanıyo önce bütün maçları falan bildiği için acaip zengin oluyo, ohhh kadınlar kızlar bi hayat yaşıyo.... bidaha bi ölüyo, bu defa kadına kıza doymuş bi aşk yaşiim diyo, sonra ölüyo uyanıyo başka bişey.... bu böyle yazarın naaapsa naapsa bu adam diye düşünüp binbir versiyonla devam eden bi hikayeye dönüşüyo ki o esnada ben fena halde yazara çemkirmekteyim.... e hadiii bişey olsun kardeşim derken, bişey oluyo (neyseki, yoksa duvara çarpıcaktım bak kitabı).... gerisini hiç anlatmiim....

+1
evet kendimizi filme... kitaba verdik.... e bebek varsa akşamları evde seyreden günlerde wii bi yere kadar, türk dizileriyle dalga geçmek bi yere kadar bile değil, gidip gidip film koması in da house.... hal böyleyken geçenlerde Ghost Writer izledik.... ben yarısında sızdım o ayrı ama Zan'ın demesine göre bombaymış... bu kadar (saçma bi yorum oldu, izleyip öyle detaylı anlatmaya karar verdim)....
19 Ekim 2010 Salı
18 Ekim 2010 Pazartesi
Bİ YAŞ
Doğum Günü Partimiz ardından kaçınılmaz hastalık geldi....hem de sadece bize değil, davetli bütün bebeklere, Zan'a, anneme, babama, kısaca tüm katılımcılara.... bizimde ilk hastalığımız ayıptır söylemesi, öyle kek gibi kaldık ilk başta, sonra bi ateş olunca ibofen vermeyi, bi calpolu (ben çok geç tanıştım calpolle herkes çok şaşırdı), bi popo fitilini takmayı, burun akıntısında Tavergyl'i yetiştirmeyi, burun tıkanıklığına serum fizyonu seri hareketlerle uygulamayı öğrendik ve o hastalığın canına okuduk..... bir de okyanus spreyi varmış.... var, iyi güzel de Rüzgarda acaba burnuna herhengi birşeyi değidiriyomu.... kaç gündür Zan'la elimizde serunfüzyon olsun, okyanus zımbırtısı olsun, burnumuza sıkar gibi yapıyoruz, sonra burnumuz açılmış ve rahatlamışız gibi (daha çok kokain çekmiş de zevke gelmiş gibi bi ifadeyle) ohhhhhhhhhhh diyoruz.... neyse Rüzgar bu spreyi en sonunda benimsedi burnunu uzatır oldu, çabalarımız boşa çıkmadı neyseki.... bir de çok acaip bi sümük aparatı var mesela onla da biz yeni tanıştık.... herkes bebekleri minikken alıştırdığından bu aletleri kullanabiliyomuş, ama Rüzgar uzaktanda görse hemen tanıyo kerata....
neyse bu sümük aleti (Amsterdamda gördüğümüz bong mantığında) bir ucunu anne ağzına alarak sümükleri çekiyo....ilk Zan beni eczaneden aradığında, ay iğrenççççç dedim.... ama sanıldığının aksine aparatta bir de hazne var, orada toplanıyo tataklar.... neyse bu aralara gündemimiz, Rüzgardan ne kadar sümük çekebildiğimiz ve doğru oarntılı olarak mutluluk seviyemiz.... hayır çekmesek, uğraşmasak, elimizde burnumuza tuttuğumuz ve ne kadar da hoş olduğunu sürekli birbirimize anlattığımız bir süre sonra görenlerin deli diyeceği hareketleri yapmasak bu sefer de, bebişin burnu tıkalı kalıyo, gece sıkıntı, sütünü içemiyo, acıkınca sinirleniyo küçük burnunu kızartıyo falan.... zaten 1 senede bebek bakımından anladığım tek şey var ki oda herşeyin zincirleme birbirine bağlandığı....birini eksik yap atla, tık tık tık olaylar başlıyo.....
birde nolur nolmaz diye doktora da gittik .... dediki artık 1 yaş olmuş pipete başlayın dedi.... mesela ben bu pipet olayında çok rahat ettim tavsiye edilir.... bir de televizyona, prize gidince napıcaz diye sordum, çünkü ben sertçe hayııııııır, yada olmaaaaaaaaaaaaz, falan diyemiyorum..... Zan da bikaç kez cısssssssssss,pıssssssss demeye çalıştı, yok yani...Rüzgarda "seni yerim aşkıııım" etkisi yarattı bizim sözlerimiz, hiç mi hiç tınmadı....
Doktor ise şöyle buyurdu...."mola yöntemi denicez".... bu mola dediği, hayati tehlike arz eden bişeye gidince bebek, hooooooooooop kaldırıp oyun parkına götürmekmiş (yada evin belirli bir köşesine).....ayol dedim bu resmen cezalandırmak hocam ama.... hayati tehlikedan bahsediyoruz Deniz Hanım, ellese daha mı iyi diye beni bir bozdu .... Zan gülme krizine girdi odada..... ok dedik, eve gidince deneyelim dedik.... Rüzgarı salonda bıraktık, pıtı pıtı son sürat tv ye emekledi seninki....aldık surat ifademiz robot gibi, put gibi adeta oyun parkına (o esnada yanlız, surat ifadesi yada sesler çıkartmayın dedi.... daha çok inada bindirebilir dedi....lafın sözünde bu yaşta hiçbir değeri yok, aynı köpek eğitimi gibi dedi) koyduk Rüzgarı .... bekliyoruz nolcak....hiiiiç oyuncaklarıyla oynamaya başladı bi güzel kahkahalarla .... tınmadı yine.... mola yöntemimizde böylece sanırım raf kalktı.... denemek isteyen olursa diye paylaşiim dedim....
+1
evi pastaneye çevirmek suretiye 2 gün 2 gece hazırladığım doğum günü muffinlerimiz ve kurabiyelerimiz ...burun domesticus fotolar.....
...
...
...
....
17 Ekim 2010 Pazar
saçmalıklar II
Dün seninle konuşmak istedim....Burada değil....
Hiçbirimiz burayı unutmadık.....
.....
.....
.....
Dengesizliğin farkındayım....Suçlu kim?
Bir sorumlu tayin etmeliyiz acilen....
Yardım bekliyorum bu hususta....
Ama sorunlar çıkıyor karşıma
Sorunsuz zorunlu bir sorumlu arıyorum
Çünkü ben sorumluluk kabul etmiyorum.....
...
...
ne çok eşya var
eskimişler ama hiçbişey eskisi gibi değil....
neyse ki değil....
Hiçbirimiz burayı unutmadık.....
.....
.....
.....
Dengesizliğin farkındayım....Suçlu kim?
Bir sorumlu tayin etmeliyiz acilen....
Yardım bekliyorum bu hususta....
Ama sorunlar çıkıyor karşıma
Sorunsuz zorunlu bir sorumlu arıyorum
Çünkü ben sorumluluk kabul etmiyorum.....
...
...
ne çok eşya var
eskimişler ama hiçbişey eskisi gibi değil....
neyse ki değil....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)