30 Nisan 2009 Perşembe

Ankara dibin kara vol.2







ben bu refüje evhamlanıyorum, çocuk sahibi olunca kafaları yemiim bi de (evham kumkuması deniz olmiim da) ..... durdun durdun patladın demeyin, hamile bu iniş çıkış insanı ..... ama şu refüje bak yahu, çıkmış pencereden dışarı, parapette dolaşıyo, kedi işte eşittir edges.....

.....

.....


hoooop sarılır, öperim ben onu (dikkat göbek büyüyooo).....







+1


sera Cafe'de cumatesi (Sibel) ve perşembeleri (Ayça) canlı müzik geceleri başladı Ankara'da baymakta olan insanlara duyrulur .... biz yaptık diye söylemiyorum mekan Manhattan'a yakışır bi jazz bar olma potansiyeline sahip bizce.....bir de sahne alan Ayça olunca :) ....








Cumartesi Sibel ve babasını ilk defa dinledik....farklı bir ses tonu .... çok hoşumuza gitti....bana sanki "the Party" filminde gitarıyla şarkı söyleyen kızı hatırlattı ... yumuşacık, narin, alıp götüren bir ses ....




yanlız dikkatimi çekti, herkes mekanda deli gibi sohpet muhabette .... ok burası bir jazz bar değil ama insan biraz yavaş güler, yavaş konuşur şekerim..... mesela bizim bi arkadaşlarımız New York Manhattan'da bi jazz bar'a girmişler.... neyse müzik başlamış, bunlarda aralarında kakara kikiri takılırlarken, etrafdan bunlara "çık çık çık" yapmalar, ters ters dövecekmiş gibi bakmalar, aşağılayıcı göz süzmeler, susun diye uyarılar falan ..... çıt çıkmıyomuş mekanda kimseden, bunlara bi amele muamelesi yapmışlar, acaip utanç içinde kala kalmışlar, ezik ezik....hahahaha .... öyle işte, siz siz olun bi jazz bara düşerseniz sakın Turk Turk yemeğinizi yiyip laflamaya kalkmayın, yerin dibine sokup çıkartıyolarmış .....
....


....


dün de Ayça ve Gürbüz abiyi dinlemeye gittik..... zaten Ayçayı burda hiç anlatmıyacağım .... "gifted insan", o nasıl bir sestir, maşallah nazarlara vesile olmaya ..... baktım durdum Ayçaya, "bana el ver Ayça "dedim, " bebeğin sesi de böyle manyak güzel olsun" dedim ..... el verdi o da sağolsun .... zaten Ekinin'de söylediği gibi bütün gurubun annesi oldum artık, ben geliorum masada paso bebek muhabbeti başlıyo..... mesela Koray Ekine poz vericek foto için .... "dur şevkat pozu için Denize bakiim, anne olcak ya, yüzümde şevkat bakışı yerleşiyo" falan diyo :)....



....


....


işte böyle gündemin geyiği bu tipleme oluyo daha doğmadan ....bu arada karnımda dayısını da dinledi gecen gün ..... Emrehan Halıcı ve Ankara Müzisyenleri konseri için abim ve sahnedeydi, gururlandık .....








+1

ayrıca anne karnında tango da yaptı bu velet .... belkide içeriden söyleniyodur.... bu kadın napiyo ya bu kadar başım döndü artııııııııık .... pazartesi akşamı, Pimeksin 1. Ankara Tango Festivali kapsamında Mimarlara özel bir gece vardı ... ben de içerisine sığabildiğim tek ve yegane şık elbisemle giyindim kuşandım, taktım Zan'ı koluma, ver elini tango night..... muhteşem ötesi bir gurup ve şov yapan bir çift vardı ....artık bu işi yemek içmek gibi rahat yapıyorlardı, sanki dans etmiyorlar, karşılıklı dedikodu yapıp çekirdek çitliyorlar edasında salındılar pistte ... işte bu kızla oğlan ....

1 yorum:

Sndrfknella dedi ki...

Haaaa :)))) Dünya çoook küçükmüş cidden ;) Emrehan Halıcı ve Ankara Müzisyenleri konserinde çektiğiniz fotoğrafta muhtemelen abinize vokal yapan fıstık benim en yakın arkadaşlarımdan biri :D Bir de fotoğrafçı tavsiyem olacaktı, gerçi kendisi düğün fotoğrafçısı ama doğum da çeker belki diye sormak lazım :p www.fusunkonyali.com Kendisi de ODTÜ'lü olup pek bir yeteneklidir :)))

Sevgiler :)