isimli kitabını okuyorum Elif Şafak'ın..... bu kadar ön yargılı ve negatif yaklaşınca bir kitaba ve bu kadar nefis çıkınca, her satırda utanmaya başladım.... bu bir itiraftır kendime ve dostlara..... (kitabın dili gibi bir lakırdı ettim... hahaha... kendi kendime çok eğlendim saçma sapan)... evet kitabın dili son derece acaip ... daha önce de tekrar tekrar dile getirmişimdir ben de kitap okurken dil (anlatım şekli demek daha doğru olur belki) fobisi var ve katlanabildiğim tek yazar Usta Samuel Beckett...... en son "puslu kıtalar atlası'nda", (ki bu da yaklaşık 7 sene evveline tekamul eder) aşina olduğum bir dile neyseki annemle babamın takribi 70 yaşında olmasından kelli alışık olmam ve hatta ve hatta hoşuma bile gitmesi kendime şaşmama neden oldu.... gel gelelim kitaba, örgü şahane, konu zaten nefaset (Şems ile Mevlana'nın Dostluğu), her zaman ilgi duyduğum ama cesaret edip de araştıramadığım ve cahil kaldığım (eften püften bilgi kırıntıları ile cahillik sıfatından kurtulmam gibi bir çabam olması bu tür konularda söz konusu olmaz, ayıp olur.....) sufizm bu kadar yalın anlatılabilir..... yazarın genç yaşında girdiği bu tehlikeli sular ve hakkını vermesi bilemiyorum beni etkiledi.... hem de konularda yüzeysel gibi giderek derinleşme kısmını okuyucuya bırakması ve çok yorum yapmaması okuyucuya olan saygısından mıdır bilinmez, benim en çok hoşuma giden tarafı oldu..... bir bakıma yorumu (ya da yorumsuzluğuyla) ile hiç bir kesime hitap etmemiş ve kitabın köklerine inip, Mevlana gibi her cins insana "gel" demiş gibime geldi benim .... 4o kural düşündürücü.... yanlız araştırmalarıma göre bunu yazar kendisi düş gücüne göre yazmış, ne derece referan olabilir kısmı, tartışılır ....
Bila noksan, eksiksiz bir hayattır sürdüğün.
Ya da öyle sanırsın.
Alışkanlıklara ayak uydurur, tekrarlara kapılırsın.
Şimdiye değin nasıl yaşadıysan, gene öyle yaşayacaksın sanırsın.
Sonra beklenmedik bir anda biri çıkar gelir.
Etrafındaki kimseye benzemez.
Kendini bu yeni insanın aynasında görmeye başlarsın.
Var olanı değil, sende eksik olanı gösteren sihirli bir aynadır o.
Ve sen bunca zaman aslında hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığını, bilmediğin bir şeye hasret çektiğini anlarsın.
Şamar gibi iner hakikat suratına. Sana içindeki boşluğu gösteren bu kişi bir pir, üstad, arkadaş, yoldaş, eş ya da bazen bir çocuk olabilir.
Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır.

2 yorum:
:)
http://mesneviyiokumak.blogspot.com/2009/05/tebrizli-sems-ve-mevlanann-tek-kural.html
__ ;) ___
Yorum Gönder