Baktığı yöne doğru başımı çevirdim, dalmış
gitmiş gibiydi arkada bir yerlere. Gözlerini indirdi sonra, takma kirpik takmış
ilk defa. Bunun için bir saat uğraşmış. Söylerken sanki kirpikleri yerine dün
geceki tartışması aklına gelmiş gibiydi. Elinde şemsiyesini çevirdi, çizgili
giymişdi. Sanırım bir haftadır görmedim, özlediğimi anlamış. Ben girer girmez
kapıda belirmişti, bronzlaşmışsın dedim. Plajda uyuyakaldım dedi. Plajı
düşündüm, uyuyuşunu...... Yeni kestirdiği saçları uzun daha hoştu, uzaklara
bakarken, gözleri onu arıyodu. Ona onu sormayı aklımdan geçirdim, hemen
vazgeçtim. Plajda olsak ne eğlenirdik dedi, herkesin takma adı vardı dedi.
Anlatmasını istedim, elime kalemi kağıdı aldım not ettim kısaltmaları dedi.
Hiçbirini hatırlamayacağımı biliyordum. Oda beni tanıyodu, arkalara baktı,
yerde bir salyongoz gördük. Bir film geldi aklımıza onu izlemeye gittik
cebimize, izlettik hatta birbirimize.
Bir sigara daha yaktık, elimize yakıştı o
an. Başımı çevirdiğimde içkisi hakkında söyleniyordu. Söylenebilecek ne varsa
söylüyordu gerçektende. Dinlemek hoşuma gitti. Bitirir bitirmez bana da
denetti, bende söylendim biraz. Yerde beyazın üstünde salyongozu öylece
bırakamazdık, aldı yeşilliklere götürdü. Yürüdü, yürüdü, yürüdü…. gibi geldi
bana, hemen ilerideki yeşilliklere bıraktı. İçi rahat edince artık, içkisine ve
söylenmesine geri dönebilirdi. Baktığı tarafa gözlerimi çevirdim, o zannettiği
birine bakıyodu. Onu aradı, konuştu ama ulaşamadı. Konuştuğu kişiye
ulaşılamıyordu. Sinirlenmeyi denedi, sanırım olmadı içkisinden bir yudum alıp
ona sinirlenebildi. Oradan çıktık.
Orta şekerli bir kahve istiyorum, aslında
aklımdan şekerli geçiyor dedim. Bedenime dikkat etmeliyim diyorum kendi kendime,
başını sallayıp onaylıyor gözlerimin içine bakarak, otoriteye boyun eğer gibi. Gözlerimin içerisine bakınca tüm hücrelerim titreşiyor. Mevzuya dönüyorum, ama aklıma benim de dün gece neler gördüğüm geliveriyor. O ormandaki
kalabalık partide ne kadar da yalnızdım diye düşünüyorum. Saçmalamaktan korkma
anlat diyor yanağıma hafifçe dokunarak. Olanları anlatıyorum bir bir. Onunla laflamak
tüy yutmak gibi hissettiriyor. Hafifliyorum.
Bana hiç bakmadan, elindeki şemsiyesini
açıyor. Siyah şemsiyenin altında oturup, galakside görünmez oluşumuzun keyfini
çıkartıyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder