6 Mayıs 2011 Cuma

bi garip ama giyilesi

ayakbileği detayı evlere şenlik....

















acayip acayip ayakkabılar .... yesen daha iyi.... giy hiçyoktan ....

http://www.nr39.com/



+1






iyi hoş da ben çilekli olandan edindim mesela.... ama üstüne ne uydursan problematiği de beraberinde geldi akabinde.... moda kurbanı olmam kaçınılmazdı bu bağlamda.....






+1






havalar yüzünden yatakan kalkmışım kalkmamışım pek fark etmiyor..... uyurgezer algısı tüm günde kendini hissettiriyor .....






en güzeli peluş elli Alazla parka gidip karıncaları incelemek....


beraber kitliyoruz microkozmoza, ohhhhh, bir o yanaaaaa bir bu yanaaaa sirkülasyon..... bir acele, bir neşe ...... karınca dünyası.com'a respect ....



1 Mayıs 2011 Pazar

Pixar ın yaptırdıkları
































İşte izlemek var izlemek var.... hepimiz bu eve girip uçmak istedik filmi izlerken, onlar gitmiş, kasmış, uçmuş..... azimle uşan kaşı beler....







+1





National Geographic Channel ve bir gurup büyüyememiş bilim adamı, mühendis, balon pilotu, 16x16' evi (artık kaç santim oluyosa) 3008 adet renkli balonla uçuruvermiş..... kendileri de içine girdiler mi acaba, bi de geri nasıl indiler acaba???

+1



bense kaçıp gitme hissinden çok uzaktayım bu aralar, belkide haytımda ilk defa.... Rüzgarın yanında kök salmak en huzurlusu, baby tv nin pskopat müzikleri bile bi güzel geliyo insana, koca ayaklı Eda Taşpınarın kalipso ton ton dansını bile izleyebilirim saatlerce, yeterki kucağıma otursun omuzumda eli, ciciii ciciiii okşaması..... onsuz bonibon tarlasında olsam neyleyim..... aşk beni sarhoş etti, içime işledi.... çektiğim nefeste bile Onun kokusu var, kuzu gıdısı seniiiii....

PAZAR EKİ VE KEKİ





27 Nisan 2011 Çarşamba

26 Nisan 2011 Salı

bravo ......

17 Şubat 2011 Perşembe

VE Alaz ofisi duman ederken


kutular ....dergiler... kitaplar ..... hepsi hepsi dağatılsın

.....

cep telefonu ele geçirildi ohhhhh rahatlandı.... o cep telefonu sabah klozete atıldığı için de bağrsakları ayrık bi şekilde kurutulmaya çalışılmakta..... bir iki saat sonra kurudu ve çalıştı yanlız enteresan bi şekilde....


.... kolyeler bilyeler özel ilgi alanı..... ama bi kopsa yutsa diye sürekli evham yapılmakla.... itinayla kolyelerden uzak tutulmaya çalışılmakta ....



....



olmaaaaaaaaaaaaaaaaaşşşşş

....



....



bak bak muzur bakışa geeel....
bıraksak aşağlarda atlayışlarda






...


....

...













15 Şubat 2011 Salı

saç baş yapış

Nora ya şükürler olsun ki beni htlm'yi düzenle drumundan kurtardı.... ben yanlışlıkla basmışım helalde aylardır, ne resim görebiliyorum yazarken ne yazı fondu seçebiliyorum....tadım tuzum kalmamıştı belimi bükmüştü resmen bu yazı çirkinliği..... bu cmrtesi Nora geldi blog muhabbeti derken dedi" sağ üstte oluştura bas" bastım ve işte ..... yazıya renk bile verebiliyorum eskisi gibi.....büyütiim hatta..... oleeeeeeeeeeey.....


+1

eeee Nora geldi nooldu .... beni arayıp kuaförden bize gelcekti, bütün gün bekledim yok..... burda bi offfff pofffff.....beni evden akşam çıkarttılar, burası iyi.... çıktık saçma sapan 21 diye bi yer var orda bissürü bissürü kız buluştuk buralar harika.... o kadar çok o kadar çok konuştukki yan masadan adamın teki "bıdı bıdı vıdı vıdı "falan yaptı bize.... hadi bu da ok.... derken if e gidelim dediler.... gittik... yaş ortalaması olmuş 90 lar, temiz hava sahası neyseki ortama hakim, içiyoruz da içiyoruz.... anlamsızca..... ben o kadar abartmadığımı sanıyodum sabah anladım durumun vahemiyetini.... ayrıca sabah kalktığımda saçlarım kıvırcıktı, duş yapıp da ıslak saçla yattığım için... Rüzgar bakıyodu anneye noldu gibilerinden... duş yaptım çünkü saçım yapış yapıştı.... çünkü geceye noktayı Ekin kafamdan aşağıya bütün bir bardak içkiyi boca ederek kodu.... pause.....


en son şöyle bi sahne hatırlıyorum....Ekin elinde içki dolu bardakla anlamsız bir surat ifadesiyle bana baktı...konuşma falan diyalok yok aramızda.....sonra da kafamdan aşağıya döktü, böyle yapış yapış dondum kaldım.... o neydi ....hala bilmiyoruz....


bunca yıldır, bebek olup da sahalardan uzak kalmamızı saymazsak, dışarı çıkmışlığımız içmişliğimiz kah eğlenip kah güldüğümüz günler olmuştur... ama ben ne böyle bişey yaşadım ne gördüm ne de yaşayan duydum.....


akşam eve saçım yaş, yapış yapış dönerken gülsem mi ekine kızsam mı , bi mantık arasam mı şaşırdım .... neyse burdan biraz Ekini rencide ettim ama o da hak etti.... kızım nerenle içiosun aloooowwww.....

8 Şubat 2011 Salı

http://www.myspace.com/video/vid/107461030#pm_cmp=vid_OEV_P_P

Arkadaşıma dair bir video....


+1
Bu aynı deli arkadaşın Dali fotolarıda var mesela... deli deli kulakları küp Ali



Dali fotolar backstage....



.....




adamlar güzel işlerle uğraşıyolar vesselam .....

7 Şubat 2011 Pazartesi

UZUN ZAMANDIR EKSİK OLAN mesajınız geldi




kürk giymeyin kardeşiiiiim.... hem şişko da gösteriyo .....


+1

.....


taşındık en nihayetinde..... yazcam işallah....Leah bana gaz veeeeeeeeer....beni discoya götürrrrr :)

30 Ocak 2011 Pazar

deniz@şantiye forever.......ömür biter şantiye birmez vol.2



bu koridor uzar gideeeerrrrr.....
.....







....



bu çizik ne.....!!!!
.....





kontrol...kontrol...
.....

27 Ocak 2011 Perşembe

25 Ocak 2011 Salı

___artık böyle___


....

+1
taşınıyoruz ...tadilat....yazamıyorum....stop

office@Cinnah 19



tirbüşon bulamayınca çözümler....

12 Aralık 2010 Pazar

1 senede 1 bebeğin değişimi...inanamıyorum

kar





ohhh temizlendik ....
ilk defa kar gören Rüzgi ellerini havaya açarak yakalamaya çabaladı.... ağzını açıp yemeye çalıştı, eğlendi kuzu :)

+1




kıştan normalde hiç hazzetmeyen ben, bu sene bi kış insanı oldum çıktım.... bi keyifler, kahveler, yeni yılmış, çıngılbelsmiş, gırla..... Rüzgarın etkisi büyük cocuklar kadar şen olmamızda .... ürüyelim arkadaşlaaaaar la la laaa la.....

1 Aralık 2010 Çarşamba

gitti telefon


Rüzgar telefonumu yere çaktı...eski telefonuma geçtim onun da hakkıından geldi "aloooo, aloooo" diyerekten....

iki parçaya ayrılmasına rağmen hala çalan telefon bi türlü ölemeyen terminator kılıklı cihaza döndü

+1


arkadaşımın evlenmeden önce kınasına gittim tardisyonel .... Zan beni kınadı hehehe

+1

şapka seviyoruz takıyoruz....


....

29 Kasım 2010 Pazartesi

eski defterlerden saçmalamalar:sonuç ergen arabesklikte sınır tanımaz

Batıyorum.....
acı yutuyorum......
....... Boğulamıyorum....

....

Burada yanlız başıma oturmuş
....... ağlayan seni dinliyorum.....
....
....
....

25 Kasım 2010 Perşembe

sıfır


....
SEegide yerlerde dolaşan bir bebek görünce kasıntı sanatseverler karizmayı sıfırlayarak onu sevdi.....

15 Kasım 2010 Pazartesi

şerefine

madem youTube açıldı....kadehimi nirvanaya kaldırıyorum

http://www.youtube.com/watch?v=AhcttcXcRYY&NR=1

8 Kasım 2010 Pazartesi

isli istanbul sisli



...
...
...
Bu ne sis, ne şişane..... gitsek şişliye sisli midir mesane?....
offff zorlama oldu
aynen wanna-be istanbul insanları gibi.... amma kasmışsınız be kardeşim....
çok acaip şeyler oldu çooooooooooooooook......

31 Ekim 2010 Pazar

ÖZLEME İTAFEN





Geçenlerde Lemanyak'da Bahadır Boysal okuyorum, farkındalıkla, bastırma arasındaki ince çizgiyi sürekli sorgulayan sevgili arkadaşım öz aklıma geldi .....bu aralara hep aklımdasın zaten :).....

22 Ekim 2010 Cuma

bi kitap bi film


The Boat That Rocked/Rock’n Roll Teknesi (2009) ...o yeaaaaah.....

bu sonbahar günlerinde biraz yükselmek iseyenlere ahanda buyrun film budur.... kıyafetler tapılası, gemi de binilip kaçılası .....

+1
Açlık Oyunları üçlemesinin sonuncusuna geçmiş bulunuyorum şükür.... ondan evvel araya bir adet "Sil Baştan" sıkıştırdım 3 günde..... şöyleki kısaca adamın teki, habire ölüyo, bi uyanıyo aaaa üniversitede ....çok fena....ben mesela hiç istemezdim Rüzgarı özlerdim deli gibi....
neyse adamımız uyanıyo önce bütün maçları falan bildiği için acaip zengin oluyo, ohhh kadınlar kızlar bi hayat yaşıyo.... bidaha bi ölüyo, bu defa kadına kıza doymuş bi aşk yaşiim diyo, sonra ölüyo uyanıyo başka bişey.... bu böyle yazarın naaapsa naapsa bu adam diye düşünüp binbir versiyonla devam eden bi hikayeye dönüşüyo ki o esnada ben fena halde yazara çemkirmekteyim.... e hadiii bişey olsun kardeşim derken, bişey oluyo (neyseki, yoksa duvara çarpıcaktım bak kitabı).... gerisini hiç anlatmiim....



+1
evet kendimizi filme... kitaba verdik.... e bebek varsa akşamları evde seyreden günlerde wii bi yere kadar, türk dizileriyle dalga geçmek bi yere kadar bile değil, gidip gidip film koması in da house.... hal böyleyken geçenlerde Ghost Writer izledik.... ben yarısında sızdım o ayrı ama Zan'ın demesine göre bombaymış... bu kadar (saçma bi yorum oldu, izleyip öyle detaylı anlatmaya karar verdim)....


19 Ekim 2010 Salı

....
....
....

19.


Ona acı veren suların gerisinde olandı ..... Elini bir daha kendine sürmedi....

.
.
.
.

18 Ekim 2010 Pazartesi

Bİ YAŞ





Doğum Günü Partimiz ardından kaçınılmaz hastalık geldi....hem de sadece bize değil, davetli bütün bebeklere, Zan'a, anneme, babama, kısaca tüm katılımcılara.... bizimde ilk hastalığımız ayıptır söylemesi, öyle kek gibi kaldık ilk başta, sonra bi ateş olunca ibofen vermeyi, bi calpolu (ben çok geç tanıştım calpolle herkes çok şaşırdı), bi popo fitilini takmayı, burun akıntısında Tavergyl'i yetiştirmeyi, burun tıkanıklığına serum fizyonu seri hareketlerle uygulamayı öğrendik ve o hastalığın canına okuduk..... bir de okyanus spreyi varmış.... var, iyi güzel de Rüzgarda acaba burnuna herhengi birşeyi değidiriyomu.... kaç gündür Zan'la elimizde serunfüzyon olsun, okyanus zımbırtısı olsun, burnumuza sıkar gibi yapıyoruz, sonra burnumuz açılmış ve rahatlamışız gibi (daha çok kokain çekmiş de zevke gelmiş gibi bi ifadeyle) ohhhhhhhhhhh diyoruz.... neyse Rüzgar bu spreyi en sonunda benimsedi burnunu uzatır oldu, çabalarımız boşa çıkmadı neyseki.... bir de çok acaip bi sümük aparatı var mesela onla da biz yeni tanıştık.... herkes bebekleri minikken alıştırdığından bu aletleri kullanabiliyomuş, ama Rüzgar uzaktanda görse hemen tanıyo kerata....

neyse bu sümük aleti (Amsterdamda gördüğümüz bong mantığında) bir ucunu anne ağzına alarak sümükleri çekiyo....ilk Zan beni eczaneden aradığında, ay iğrenççççç dedim.... ama sanıldığının aksine aparatta bir de hazne var, orada toplanıyo tataklar.... neyse bu aralara gündemimiz, Rüzgardan ne kadar sümük çekebildiğimiz ve doğru oarntılı olarak mutluluk seviyemiz.... hayır çekmesek, uğraşmasak, elimizde burnumuza tuttuğumuz ve ne kadar da hoş olduğunu sürekli birbirimize anlattığımız bir süre sonra görenlerin deli diyeceği hareketleri yapmasak bu sefer de, bebişin burnu tıkalı kalıyo, gece sıkıntı, sütünü içemiyo, acıkınca sinirleniyo küçük burnunu kızartıyo falan.... zaten 1 senede bebek bakımından anladığım tek şey var ki oda herşeyin zincirleme birbirine bağlandığı....birini eksik yap atla, tık tık tık olaylar başlıyo.....

birde nolur nolmaz diye doktora da gittik .... dediki artık 1 yaş olmuş pipete başlayın dedi.... mesela ben bu pipet olayında çok rahat ettim tavsiye edilir.... bir de televizyona, prize gidince napıcaz diye sordum, çünkü ben sertçe hayııııııır, yada olmaaaaaaaaaaaaz, falan diyemiyorum..... Zan da bikaç kez cısssssssssss,pıssssssss demeye çalıştı, yok yani...Rüzgarda "seni yerim aşkıııım" etkisi yarattı bizim sözlerimiz, hiç mi hiç tınmadı....

Doktor ise şöyle buyurdu...."mola yöntemi denicez".... bu mola dediği, hayati tehlike arz eden bişeye gidince bebek, hooooooooooop kaldırıp oyun parkına götürmekmiş (yada evin belirli bir köşesine).....ayol dedim bu resmen cezalandırmak hocam ama.... hayati tehlikedan bahsediyoruz Deniz Hanım, ellese daha mı iyi diye beni bir bozdu .... Zan gülme krizine girdi odada..... ok dedik, eve gidince deneyelim dedik.... Rüzgarı salonda bıraktık, pıtı pıtı son sürat tv ye emekledi seninki....aldık surat ifademiz robot gibi, put gibi adeta oyun parkına (o esnada yanlız, surat ifadesi yada sesler çıkartmayın dedi.... daha çok inada bindirebilir dedi....lafın sözünde bu yaşta hiçbir değeri yok, aynı köpek eğitimi gibi dedi) koyduk Rüzgarı .... bekliyoruz nolcak....hiiiiç oyuncaklarıyla oynamaya başladı bi güzel kahkahalarla .... tınmadı yine.... mola yöntemimizde böylece sanırım raf kalktı.... denemek isteyen olursa diye paylaşiim dedim....

+1

evi pastaneye çevirmek suretiye 2 gün 2 gece hazırladığım doğum günü muffinlerimiz ve kurabiyelerimiz ...burun domesticus fotolar.....



...

...


...


....

17 Ekim 2010 Pazar

saçmalıklar II

Dün seninle konuşmak istedim....Burada değil....
Hiçbirimiz burayı unutmadık.....

.....
.....
.....

Dengesizliğin farkındayım....Suçlu kim?
Bir sorumlu tayin etmeliyiz acilen....
Yardım bekliyorum bu hususta....
Ama sorunlar çıkıyor karşıma

Sorunsuz zorunlu bir sorumlu arıyorum
Çünkü ben sorumluluk kabul etmiyorum.....

...
...
ne çok eşya var
eskimişler ama hiçbişey eskisi gibi değil....

neyse ki değil....