28 Mart 2008 Cuma

gecenlerde



arka sokakta oturan komşumuza gittik ... yine bir teras .... her pazar sinema izleme seansı yapıyorlar düzenli olarak ..... evde kardeş kardeş yaşayan iki tip vardı ...



onları izlemekten filmi izleyemedim ki.....




oyun.....


ve mayışma......

insan olarak dünyaya gelmemizi çok saçma buluyorum .... iş güç .... saçma sapan ... 10 saat bilgisayar başında .... bir de sonunda mesela bu kadar çabaya (10 saat bilgisayarda çizime), Somalideki açlar doysa içim yanmıycak .... sanki dünya barışına katkım oluyo... onu geçtim biz doysak mesela o da bir şey :) ..... neyin mücadelesi anlamıyorum ki .... kedi olmalı kedi :)

20 Mart 2008 Perşembe

Ankara Japon Filmleri Festivali

22 martta başlıyor ......... ilgilenenlere......

Yer / Place : Türk Japon Vakfı Kültür Merkezi /
Turkish Japanese Foundation Culture Center
Ferit Recai Ertuğrul Cad. No:2 Oran, Ankara


- Tüm fi lmler Japonca seslendirmeli olup İngilizce ve Türkçe altyazılıdır.
- Filmlere giriş serbesttir.
- All fi lms are in Japanese and subtitled in English and Turkish.
- Free entrance.

Daha Ayrıntılı Bilgi İçin / For More Information:
Japonya Büyükelçiliği, Kültür Bölümü / Embassy of Japan, Cultural Department
0.312.446 05 00 - http://www.tr.emb-japan.go.jp/


18 Mart 2008 Salı

moda

denen şeye akıl erdirmek zor ..... ampul küpe ...
dahiyene ...
her rengide var ....
mevsimler yüzünden moda da dengesizleşti ... cart diye hava ısındı .... kazaktan ...
t-shirte geçtik
biz büroda kısa kollu oluverdik hepimiz ... zaten çiz çiz ... sıcak basıyo insana

" we are drawing machinesssssssss"

bir ofisim olsa adını "AutoCAD fAKTOry" koyucam derdim.....

ama koymadım .... "312" koyduk ... hayırlı uğurlu ola .... daha yapım aşamasında sayfamız


bunca sene kendi çapımızda ("mütevazi olma inanırlar" der annem, ama biz yine de mütevazi takılalım) elimizden geldiğince, bişiler çizdik, rapido olmasada mouse salladık, bir bakalım neler yapmışız, nereye varacak bu işin sonu ....

ADANA

Yarışması açıklanmış, çok üzüldüm sonuçlara. Cidden yıkıldım, anlatamam içimin sızısını. İki kişi kastık kastık, gitti güzelim projemiz, maketimiz. Tamam biz ödül almamış olabiliriz, buraya kadar ok. Ama projelerin hali ne öyle. Ağlıyo resmen hepsi. yazık ....

hiç kentsel tasarım projesi görmesek yutturacaklar walla...ayıp ayıp....deli gibi saydırasım var şimdi ama, moralim sıfır ..... jüri raporu geldi bu gün..... komik...

biz napalım Turkiye'de böyle danışıklı dövüşler, belden aşağıya vuruşlar, iş birlikleri oldukça.... istifa mı edeli mimarlıktan .... bu mu yani sonumuz?? insanda heves bırakmadınız .... bravo

14 Mart 2008 Cuma

lost

dün lost 6. bölümü izledik (7.bölüm internete düşmüş bu arada) çok eğlenerek ...
................
5.bölüm hakkaten hakkını vermişlerdi .....
................
kuantumlar arkadan dolaşarak gizliden gizliye, bir takım günümüz trendi aydınlanma süreçleri alttan derinden .....
..................
deeeeeee .....
................
6. bölümde "Ben" bir Kadirizme bağlıyo anlatamam ...derin derin bakıp damardan Juliete "You are mine" diyişi var ki ... gülme krizine girdik .... pörtleğimin gözlüsü sen neyine Jack'le falan aşık atarsın ki ...köyde bisürü tip var, sen git arızayı Juliete bağla ... ..........liselim .... .
..............
zaten Sawyer'den sonra şamar oğlanına dönen ikinci şahsiyet ünvanını da aldı bizden ......
....................
neyse yine de severek izliyoruz ..... tüm kalbimizin oscarları LOST a ....verdik gitti....

12 Mart 2008 Çarşamba

belki daha çok erken ama

3 AGOSTOS 2008 ...DANNNN.....KURUCESME ARENAAAA .... DANN.... BJORK ....DANNNN ... AZ SONRA ...



BİRAZ TELEVOLE Girişimi oldu .... Biletler 75....sınırlı sayıda indirimli fiyatmış.... baktım takvimden pazara denk geliyor ağostosun 3 ü ....e biz çalışan insanlar olarak demek izin peşinde koşucaz yine... kardeşim şu konserleri cumartesiye koyun yahuuuu....ondan sonra dövünüyoruz "daft punk" ları falan kaçırıyoruz diyerekten..... neyse düşündüm de ağostos hiç gelmese ....yaz bitmese .... yaz ertesi, bahar başı, yılda 9 ay kutlansa....dilekler temenniler beklentiler....


+1

Mehmet Murat Somer, benim adamım, kurtarıcım... sıkıntısavar eğlence kaynağı neşe uzmanı kendisi... bütün kitaplarını uzata uzata bitirdim (bitmelerini hiç istemeyerek), şimdi en son Şampanya Üçlemesinden "Podyumu" okuyorum hayran hayran. Dil cambazı, dinamiklik sembolü anlatımları ile benim idolum haline geldi ki Turk yazarların kitaplarına niyeyse pek tahammülüm yoktur (hepsi değil tabiki). Evet diyeceğim şudur ki, Podyum bitmek üzere ve piyasada Mehmet Murat Somer kitabı kalmadı, burdan kensisine sesleniyorum .......... Rio'da değilseniz eğer beni duyun ve acil bir kitap yumurtlayın .......şimdiden teşekkürler.



+1



gecenlerde aklıma geldi ......

Benim iş yerinde oda arkadaşım bir Koreli idi bir dönem.... Yury Kim adı....."Yury sen Kimsin? Kimsin sen Yury?”, yada “Yury yürü beeeeee”.... falan diye bol bol kafasını şişirmiştim çocukcaazın .... İlk tanıştık adını söyliyemiyordum bi türlü dediki : “Nuri var ya onun Y ile başlayanı”.... süper pratik biridir... şimdi alt katta odası.....Bu arada 7 senedir Ankara da yaşamasıyla bir Turke taş çıkartan lisan ve deyim kullanımları var... mesela bir kere "ee doğru söyleyeni 9 köyden kovalar" falan demişti havalı havalı...... Yury işten ayrılcakmış sanırım, üzüldüm walla ......yerine Aşir geliyormuş .....



11 Mart 2008 Salı

dün




AKŞAM Mimarlar Derneğinde Emre Arolat Söyleşisi vardı. Bir kez daha kendisine hayran olduk, pür dikkat akıcı konuşmasını dinledik, çizdiklerine ve ürettiklerine saygı duyduk, "Nazaran" ı kaçırdığımıza üzüldük. İzzet ikram da sınırsızdı, şarap ve peynire dadanarak süper bir gece geçirdik. Salı günleri ben bir daha kaçırmam walla Dernek etkinliklerinİ. Mesela gelicek hafta Jazz gecesi var (ki arkadaşımız diye söylemiyorum Ayçanın sesi gibisi yok). Neyse programı koyuyorum buraya:





ayrıntılı bilgi: http://www.md1927.org.tr/


+1


Ankara Film Festivali Büyülü Fener de sürmekte......Pek fazla ilgimi çeken film bulamadım nedense..... partisi iyi olabilir dicem de, film festivalinin partisi ne demek hala anlayamadım...bir gidip görmek lazım : http://www.biletix.com/event.htm?id=JFILM


+1


Odtü Jazz Günleri başlıyor, biletler tükenmekte... Mesela biz bu Pazar konsere gidip (önden bütün günü odtü de koşmak yemek içmek şeklinde geçirerek) http://www.biletix.com/event.htm?id=JMRT1


fusion diye bu konseri seçtik...bakalım nasıl olucak??


+1


özel mesaj: yoga grubunun cuma akşamı 9-11 arası Nada da Esra ile toplantısı vardır, kaçırmayınız....zira Esra Almanya anılarını anlatıcak......duyrulur.....


6 Mart 2008 Perşembe

ankara sehir

rehperi özetleri by deniz.....

+1 ODTU Modern Dans Gunleri başladı.....

+1 bu aksam 19.30 Neva Sanatta üctersiz Yasam Koçluğu semineri (yada toplantısı) türü bir etkinlik var......

+1 ücüncü cemre topraga düştü mü?

+1 sanırım tüm söyleyeceklerim bu kadar....

2 Mart 2008 Pazar

if ankara






No body is perfect - ardından Grimm Love biraz fazlaydı hakkaten.....Grimm Love da adam diğer adamı canlı canlı yedi...yenilmek isteyen de mutlu, yiyende.... "I am your meat" gibilerinden diyoloklar geçiyordu zaten aralarında....offf hala etkisinden çıkmadım....darklardayım....miğdem bulana bulana izledim bu iki yamyam tipin hikayesini....internetten buluyolar birbirlerini veeeeeeee bir güzel ziyafet.... çok da dramatik anlatmış yönetmen...ne biliim tavsiye ediyimmi etmiyimmi bilemedim...pskolojimi alt üst etti..dağttı bizi....zaten bir önceki seansta "No body is perfect" de kendini kancalarla sırtından asanlar mı istersin, sapuk supuk bissürü insan görüntüsüne maruz kaldık...hadi bunları "insanoğlu ne tuhaf" diye diye izledik...o esnada daha kahve falan içebiliyodum (demek iyiymişim).... ama ikinci filmde şizo şizo..ıyyyg...fenaydı....




+1




lost 5.bölüm internete düştü.....bu arada alttan alta kuantuma bağlamalar başladı... "spoiler" olucak ama zamanda atlamalara, paralel gerçekliklere Desmond vasıtasıyla yelken açıldı.... bu arada diziye yeni katılan telaşlı bilim adamını ben pek severim..."million dolar hotelden" kalma bir sempatim vardır kendisine.....bakalım daha kimler giricek diziye...konu bulamadıkça tipleme ekliyorlar galiba....


+1




dedikodu: tanıyan tanımayana durulur... bizim uzun elif nişanladı....tabikide hayatımda gördüğüm en tuhaf nişandı (salonda gayet ağar bir havada büyükler otururken, elifin odasında punk tipler) ...müsait bir zamanda uzun uzun anlatmam lazım.....sosyolojik bir vakaydı....


biz de giyindik kuşandık gittik...çok eğlendik...tebrikler şekerim...




+1

bu ay ODTU de MART FEST baslıyor.... Ankara da kıpırdanmalar basladı

28 Şubat 2008 Perşembe

The POWDER

Bu Akşam saat 19.00 da Neva Gelişim Merkezi
Spiritüel Film Günlerinde "Pudra - The POWDER" gösterimi var....
Bu filmi çok merak ediyordum ama maalesef gidemyeceğim... gitmek isteyen ilgililere duyrulur....

not: filmi indirenlerden edinmek isterim...

24 Şubat 2008 Pazar

mr. T

EVET itina ile Sweeny Todd izlendi ve etkilenildi..... Bilmiyorum ben çok etkilendim..... kostümler atmosferler, ışık, oyunculuklar....performansdı resmen....Johnny Depp'in ses kadife.....

amma da kanlı takılmış ama Tim Burton, şaşırdııım.... Bu arada övgüler yağdırmadan gecemeyeceğim bir diğer konu da Panoranın sinemaları.....ve bekleme barları....çeşitli yüksekliklerde çözülmüş ahşap oturmalar ve barlar tasarlanmış mekan için.....son derece eğlenceli ve kullanışlı olmuş...bravo...yatan koltuklar ve ledler (gerçi en ucuzundan kullnamışlar led teknolojisinin) hoştu....bu ortamda izlenilen Sweeny de havamızı bulmamıza yetti de arttı.. Bi de Panora sinemalarda XXL mısır (kocaman bir kovada bissürü bissürü) ve iki kola 12 milyon... tavsiye edilir......


+1

bütün hafta sonu "lost" 3.sezon izlenildi ... şoklardan şoklara koşularak....

HATIRLATMA : BU ÇARŞAMBA LOST 4.SEZON BAŞLIYOOOOOOOOOOR....

BİR DİĞER HATIRLATMA : If ANKARA BU HAFTA BAŞLIYOoooooR.... http://www.ifistanbul.com/ankara/default.aspx

Bissürü film Ankaraya gelmiyor ezikliğini yine yaşıyarak üvey evlat muamelesine tabi tutuluyoruz o ayrı... ayıp ayol...... Neyse Tavsiyeler :


No Body Is Perfect (Hiçbir Vücut Mükemmel Değil) Biraz sapık bir film gibi geldi bana...
Grimm Love : Bu da biraz sapık gibi
Pink : bunu pek anlamadık.... her kes korkuyo...nası olcak bu film??
The Nines 3x3 : İlginç

ne biliim işte hepsi gidilesi....hepsi izlenesi....perşembe günü olan kısa filmler asıl cezbedeci...ama artık öğrenci değilsin deniz (bu hatırlatma da kendime)



son olarak: if partisi cmrtesi...kaçmaz....

16 Şubat 2008 Cumartesi

yarışma



ekip 2 kişi ...biri erkek biri dişi (böyle çok saçma bir şarkı vardı...bunu yapan 2 kişi biri erkek biri dişi diye nakaratı vardı)

+2

neyse oturduk günlerdir yarışma yarışma......Adana da Adana.....gece gündüze karıştı....naptığmız belli değil....cozur cozuuuur......tam yarışma kafasına girdik...başka konu kalmadı....yıllar önce Adana ya gitmiştim süper kopuk bi kentti...


Gocart a falan binip, bissürü yemek yiyip, sallanan bi köprüden geçmiştik. ....sokakta mesela herkes birbiriyle konuşuyodu, tanıdık tanımadık ki şok olmuştum ben...öyle tam Akdeniz işi bir yerdi....biz gittik ultra tecno, hightec mekanlar yaptık...kaç gündür bittik ama....yorulduk ailecek (kedide biz uyumuyoruz diye uyumuyor)

+1

halbuki şu an mesela içeride lostlar gırla gitmekte....meldoşlar kılık kıyafet partisine gittiler...sıcak bir kahveyle nada da oturmak da vardı cumartesi cumartesi.....biz napıyoruz yarım saattir rumuz düşünüyoruz.......sırtımda ağrıdı biraz, mukavva kesmekten........geberdik ayol resmeeeeeeeeeeeeeeen ....

+1

bu ara takıldıklarım:

- digiturk te bütün kanallar bitiyor da balıklı ekran başlıyo ya orda, "nu jazz" diye bi kanal (436) var, kaç gündür o dinlenmekte.....süperious

- krik kırak...yemek falan yapıcak vaktimiz mi var canım....

- photoshopda select inverse komutu......agacları boyarken mesela acaip kolaylık sağladı......Zan öğretti bana, saaolsun

- ve tabiki Cola Zeroooooooooooooooo....biz ayıptır söylemesi yazın yurt dışında içmiş acaip beğenmiştik...... yUrtta çıkışını hevesle bekliyorduk....muradımıza erdik

- bu arada ocak 1 itibari ile içmeye son verdiğim sigara etkisini iyice yitidi....mutluyum....."alışkanlıklarımızdan vazgeçmeliyiz" demişti bana bir gün bir dostum......

maketten manzaralar:





1 Şubat 2008 Cuma

burun ameliyatı yaptırmadım...

Ekin in emniyet yazısını okuyunca benim de pasaport hikayem aklıma geldi ki anlatmadan geçemiciim…..

Yazın işte havalı havalı yurt dışına gitme planları yaparken pasaportumuzu da uzatma prosedürüne giriştik mecburen. Vee doooru emniyete.......işte bissürü bissürü badireler atlatıldı, sıralar, para yatırmalar, yanlış yatırmalar, gişedeki adamla gereksiz tarışmalar, sırada bekliyenlerle anlamsız ahpaplılar, arada 5m e gidiş…cart curt…


Ve sonuca varış heyecanla…pasaportumu sıcak sıcak elime alıcakdım ki gişedeki polis amca
- 1 sn dedi…
ve uzuuunca bir süre fotorafıma baktı….evirdi çevirdi….tek gözünü kıstı falan….bir bana bakıyo bir fotoğrafa… acaip göz temasları aramızda…..ölçüp tartıyoruz birbirimizi nedense …ve dedi ki sonunda
- bu siz misiniz??…..

Yuh yaaa…tamam fotoğrafım biraz eski..üniversite 2 de falan çektirmiştim yada lise bilemicem de..benim yani o …

- e benim tabi kim olucak deli mi ne demek istedim ama polis ne de olsa….sırada rahat rahat tartıştığın tipler gibi şirret olamıyorsun ve “benim tabiî ki de memur bey” gibilerinden bişey geveledim…
(elinden kapık koşarak kaçmak istiyorum bu arada zor kavuştuğum pasaportumu)

derken yanına başka bi polisi çağırıp bişiler fısıldaştılar.....ikisi birden bir bana bakıyor bi resme sanki kaçakçı, ya da şüpheli arana biriymişim gibi…ve sonunda teki ...

- burnunuzu mu yaptırdınız dedi…...ki bence burası bombaydı….
- Yooo moo diyorum ben de hala saf saf.....resme bir bakabilir miyim dedim...bende de bir merak doğurdular ister istemez...
- şöyle arkaya dolaşın...... dediler……
arkadan bankoya geçtim beraber resme bakıyoruz öyle salak salak….burnumu tartışıyoruz, böyle daha iyi olmuş burnunuz falan diyorlar hala.....tabi kendime gelip drumu toparlamak için aparta geçtim, başladım bıdı vıdı...."işte lisedeydim ben o zamanlar.... değişmişim biraz, insanlık hali.....sadece soyadı değişikliğ yaptırdım pasaportta ..resmimi de değiştirseydim ne iyi yapmış olurdum değil mi?..ama şimdi tekrar o sıraya mı giricem"
gibilerinden bir kafalarını karıştırma ve samimi ve yardım bekler bakışlarla paralize ederekten, pasaportu kaptım ellerinden…

- Bize göre hava hoş hanfendi, vize alırken yada hava alnında falan sorun yaşarsanız karışmaaaaam.... diye de içime kurt düşürdü bi güzel…..
ve ben paşa paşa o sıralara tekrar girerekten, kabus dajavularını yaşayıp, yeni çekilmiş resmimi verip, yeni pasaport parasını bi güzeeeel ödedim
işte böyleeeeeeeeee.....sonuç:
1.bürokraside ihmale yer yok...
2. resimleri atmayın, geçirilen evrim son derece eğlenceli....hele de Zan gibi bi ara metalci saçı uzatmışsanız falan :)
3. zan altında kalınca hemen saçma sorular ve onay bekleyen bakışlarla ve aynı zamanda da karşındakine katılır yorumlarla kafa karıştırınız...ben bunu bilerek yapmıyorum...ama yapıncada işe yarar ben den günün tavsiysi....
diğer bir tavsiye: yarın sabah güne güneşe selam serisi ile başlayınız..çok iyi geliyo sırta omurgaya...
bir diğer tavsiye : ne yemek yapsam???? gibi bir soru sıkıntılı anlar yaşamanıza neden oluyor ise hiç kasmayın "Deli Yengec"e gidip süper balık çorbaları, ahtapot güveç, bekçika usulü karides gibi bilimum denizi ürününe takılın olsun bitsin.

31 Ocak 2008 Perşembe

kar - ar aşamasındayım

Ankara da kar var.......tam tersi olarak benim de içimde buzlar eridi....(abicim çekmiş fotoları.....tek kişilik dev kadro...)





30 Ocak 2008 Çarşamba

bonsaim

çiçek açmış.....masamın üzerindeki....hayret ettim.....zaten kendisi minnacık, bir de kış ortasında.....beyaz çiçek .....pause.....




zoomlaaaaaaaaaaaaa.....

biraz daha zuuumlaaaaaaaaaaaaaaaaa...



24 Ocak 2008 Perşembe

yüzyılın icadı














bu polar kulaklıklardır ...iddia ediyorum...
















resimlerin konuyla alakası yoktur....
sadece.....Zanla kahve içmeye gittik.......birbirimizin ellerini beğendik.....

23 Ocak 2008 Çarşamba

ayakkabılarımla yattım gece

öyle bir şey yapmadım tabiki....
o küçükken yapılan bir geyikti....





22 Ocak 2008 Salı

YAA NE YAPICAM EVDE SUSHİİİ...

Gayet hevesle netten sushi tarifleri indirdim. Çok da partik tariflere ulaştım. Zaten ben bi keresinde yapılırken izlemiştim (tuhafi bi arkadaşımızın arkadaşı yurt dışında bir capondan öğrenmiş), aynen bizim dolma gibi bi bişey. Sarıyosun bi güzel, sonra kes parçalara batır soyaya, yumul. Neyse tafirleri hazırlamak üzere eve gitmeden önce ana maddemiz olan yosunu nerden bulacağımı düşünüyordum kara kara. Meğer benim daha önce sushi yaparken izlediğim cocuğa sormuş Onur. “Doğan Gıda diye benim aklımda kalmıştı” diye yumurtladı sağolasıca.


+1




Hakkaten girdim markete, baktım orada asılı. Hatta girerken manava sordum pek de umut etmeyerek. “Hıım sushi için mi yosun, tabii içeride var” dedi. Vayyy yurdumun manavı Tunalı’da olunca gayet herşeyden haberdar oluyo gibi bir şok bakışı fırlattım ister istemez kendisine. Amma velakin yosun (ki içinde 15 adet falan vardı) 37 ytl. “neeeeeeeee??” diye çığlık atmak istedim. Şahika gibi şarlamak agresifleşmek istedim. Yahu SushiCO da king tabaa bile 36 milyon. İçinde de envai çeşit (yengecinden yılanına, ki ben varoş varoş ton balığıyla yapıcaktım evde yalandan sushimi) roll var. Uğraştığıma değmez bakışımla bir de kasiyeri süzdüm inceden. Adama da deli mi ne demiştir, bir hışım girdi, buldu, sevindi, gözleri parladı sonra, Pause 'ladı ve çekti gitti.

Sonuç: Eve gidilip SushiCO dan süper rollar söyledni. Ayıptır söylemesi kendimizden geçilerek yendi.
Hatırlatma : Eve siparişte bir de %10 indirim var. (Ben de komisyon alıyomuş gibi öve öve bitiremedim).

Bir diğer aktivite : Çayımızı koyduk, kanallar arasında geziniyoruz. Hırsız (Breaking and Entering) diye film varmış, Salon 1’de. Ben bunu vizyonda kaçırmış, kaçırırken de “Jude Law’la Juliette Binoche ne alaka yaaa...çok saçma ..olucak iş değil...apayrı tarzlar” diye söylenmiş, içten içe de merak etmiştim. Hadi dedik satın alalım merakımızı giderelim. Film süper çıkmaz mı, o dereceki ben bir ara ağlamışım (buna Zan çok güldü o ayrı).Ana tema “kendi askımızın değerini anlamak için, illa başka tiplerle salak şeyler mi yaşamak lazım, onların olmıyacağına mi sahit olmak lazim”......Neyse filmi uzun uzadıya anlatamıcam da, Jude Law’ın bir mimarlık ofisi var abi...bizi bizden aldı....

Şu anda napılıyor :
I am loving my new shoes :)

21 Ocak 2008 Pazartesi

pazartesi, hairspray, tansyon, nada, susuhi

Ofisteki kızlarla Pazartesi sendromundan kurtulabilmek maksadıyla sinema günü tertipledik. Ve formul tuttu. Pazartesi bize vız geldi tırıs gitti. Akşam gidilicek sinemaya kilitledik bütün gün. Ve efenim hairspray e gittik.

+1
Süperdi ne yalan söyliyeyim. Eğlenmek kafa dağıtmak, kız kıza kıkırdamak için biçilmiş kaftan. Kötü kadın rolünde (hep de kötü olur, yada cadı, yada kedi kadın....tam bir femme fatal !!!!) ,
Michelle Pfeiffer , iyi anne rolunde John Travolta. John Travolta’yı zaten dans konusunda tek geçeriz, de benim dikkatimi çeken başka bir husus oldu. O cüsseye (sahne arkasında 30 saat makyaj da cabasıdır kesin) gayet kadın zarafetiyle dans etmiş kendileri. Bir erkeğin kadın rolu yapması hatta fizyolojilerinden dolayı kadın gibi dans etmeleri cidden zor bi şi gibi geliyo bana. Ama erkek olmadığım için bilemiyeceğim tabi. Belki de çok kolaydır. Her neyse......

Bir de kötü kadın Michelle’in kızı olarak minik ikizlerin büyümüş hali vardı. Yani açıklamak gerekirse, ikiz küçük kızların bi filmi vardı, sarışın bunlar. İşte o miniklerden biri büyümüş, bu dans filminde oynamış. Ama diğeri ne olmuş diye filmde düşünmeden edemedim. Ya da kırılmasınlar diye ikisini de part time olarak mı oynattılar acaba. Bilemicem.

+1
Aalakasız bir deneyim : Dün tansyonum bi ara 5-9 olmuş, uçuşlardaydım. Çok hoşuma gitti, hep tansiyonum düşse dedim kendi kendime. Metabolizmanın bana bir kıyağı mı diye düşündüm. Öyleee etrafa baka baka, kafa gitmiş, sünger bob gibi.....Pause...
+1
Şiddetli tavsiye : Tunus’da açılan Nada. Walla İstanbul mekanı gibi bişey. İçerisini bir arkadaşımız yaptı diye söylemiyorum, atmosfer süper olmuş. İçeri girer girmez Moder Sabahlar dan Fahir’i de görüp neşenize neşe katıyorsunuz üstelik. Lounge çalıyor içeride ve kahveleri lezizzzz. Resimlerini çekip koyiiiim, kendiniz karar verin yahuuu....






Merak edilenler listesinde check atılan madde : Walla söylemeden geçemiyeceğim. SuchiCO da California Roll ve Unagi Roll (asında king tabak alıp işi bitirmek lazım, içinde hepsinden var, fiyatıda süper uygun), parmakları da yedirtecek seviyede. Ben de sushi yapmaya karar verdim (biraz fantazi mi oldu?). Yosunsa yosun, yengeç etiyse yenceç bulunacak ve evde sushi günleri düzenlenecek, bu gazla çatal bıcak unutulacak..... Yanlız fark ettik ki (fark etmemiz gözlerimizden yaşlar gelerek oldu) SushiCO nun wasabisi ultra keskin. Aman diyiim, dikkat......

20 Ocak 2008 Pazar

alacatı

yaz aylarını, parlak güneşi çok özledim....oturdum yaz fotolarına baktım....içim gitti....alaçatı ya ilk defa gittik bu yaz...o meşhur bir sokağı var oranın...dergiden fırlamış gibi barlar, cafeler, restaurantlar, sakızlı muhallebi keyfi....romans romans....Deniz in özel seçim fotoları..... (ah bi de fotoğraf makinam titremese de beni deli etmese...)





























+1

...bu arada Gossip görüldü....."süpeeeeeer bi mekan...acaip ya aşık olduum....artık hep ordayım artık" demek isterdim ama maalesef...bildiğimiz bi barımsı clup..gerçi gittiğimiz party ve içeriği dolayısı ile çok eylendik o ayrı......