25 Ekim 2009 Pazar

hamilelere tavsiye mektubu --emzirme üzerine

Çok az vaktim var zira bebek uyanabilir .... hamile arkadaşlara diyecek 2 çift lazım var, mutlaka ve mutlaka almanız gereken bir takım ürünler var ki yemin ederim hayat kurtarıyo ...

.............

şimdi önce şu emzirme meselesine gelecek olursak .... ben mesela olayı şöyle hayal ediyodum, böyle mavi bebek odasında sallanan emzirme koltuğunda yüzünde hafif bir gülümseme ile bebeğini emziriken NewYorker kocan elinde kese kağıdıyla ve çiçeklerle eve gelmiş, huzur ortamı, sen Şirin Ediger kadar bakımlısın, ohhhh ne güzel .... yok böyle bişey sayın hamile (en azından ben Şirin Ediger gibi değil Marla Singerın daha da dağılmış hali gibi bir tavır sergiliyorum uykusuzluktan) .... o Şirin Ediger de heralde içeride bilmem kaç tane dadı, lala, hatta matmazeller (Aşkı Memnuda var ya, donuk bakışlı benli kadın ... sorarım hangi Turk evinde matmazel var yahu .... atmasyona gel ..... ister istemez evde olunca dizi de izler oldum) ..... eve Şirin hanım kuaförler mi çağırıyor, manikürcüler mi artık bilmiyorum o bakımlı yeni anne tripleri pek gerçekçi olamıyor malesef..... bakımı geçtim bir azap var ki anlatmadan geçemiyeceğim, o da (gerisini hamile olmayanlar ve de erkekler okumazsa sevinirim ..... emzirme üzerine seyreden yazıda sık sık, meme, göğüs gibi terimler kullanılacakki, yazının terbiyesi biraz bozulacak...) emzirirken göğüste oluşan çatlaklar .... ben böyle bir acı hayatımda yaşamadım arkadaş.... azap hastanede başladı, hemşireler geliyolardı, resmen çekiştire çekiştire bir takım hareketler yapıyolar, sonra o çatlaklar iyileşemeden her seferinde emzirme seansında iyice yarılıyo, resmen süt verirken anandan emdiğin sütte senim burnundan geliyo .... hatta fitil fitil geliyo :) .... öyleki emzirirken biri dişlerimin arasına kemik koysa onu sıksam ısırsam yeridir .... böyle garip garip hareketler yapıyo insan acıdan (leon filmindeki Gary Oldman'ın meşhur pskopat boyun hareketi vari) ...hahaha






.... bu Allah babanın biz yeni anneleri uayndırmak için icat ettiği bir acı da olabilir.... zira gece gece bebek ağlayınca sürünerek salona geliyosun, şanslıysan biri bebeği ve yastığı getirip kucağına veriyo, gözler mor junky gibi başlıyorken emzirmeye, beyne bir acı, elektro şok gibi, saçların dikiliyo, göz bebekleri "requiem for a dream" büyümesi yaşıyo.... pause .....


hooop ayılıyosun otomatikman .... bu acı neyseki ilk bi kaç saniye sürüyo sonra uyuşuyo sanırım (hamile no panic) .... neyse bu big problemin bir de çözümü varmış ben maalesef geç öğrendim, siz siz olun şu aşağıdaki aparatı hemen gidip alın kurtulun bu azaptan (tabi eğer sado mazo eğilimler sergilemiyosanız .... o adamlar nası piercing falan yaptırıyolar göğüslerine, çekiştiriyolar bi de .... ıyyyy) ....

ben de bir tek bana oluyo sanıp üzülüyodum .... geçenlerde arkadaşlar geldi, hepsi bu dertten muzdarip olmuşlar..... onlar bu müthiş icadı önerdiler, yazık Zana yine doooğru eczane yolları gözüktü .... ama rahat ettim ve emzirmek şimdi artık süper bir hal aldı ... terapi gibi ....



+1



diğer olmazsa olmaz ürünler, daha öncede bahsettiğim Lansihon (adı böyle bişey bi türlü öğrenemedim) krem, yine çatlaklar için.... ve de gögüs pedi (must olarak alınmalı, yoksa giysilere yapışıyo, yine acı yine acı) .... bi de o çatlaklar çok abartınca sağmak için Madela süt sağma aleti ....



+1



daha önce bahsetmiştim, bizim ünlü bir pskolok arkadaşımız demişti ki "bebeği büyütürken mağrada yaşadığınızı düşünün .... gereksiz ve de teknolojik işlere girmeyin".... ben burdan cevaben kendisine bi hareket yapmak istiyorum ama kendimi tutuyorum ... o mağra kadınları o çatlaklarla yaşasın canım..... ben, gayet günümüz ürünlerinden medet umuyorum .... bu arada yine aklıma kırsaldaki köyledeki kadınlar geliyo çok üzülüyorum .... bu aparatlardan 100 tane alsak, götürüp her köye bi adet bıraksak, doğuran gelse yararlansa mı napsak .... bekli oralarda da vardır ama ... bilemoruuum ....

neyse yinede sonuç tüm acılara değiyo ....

24 Ekim 2009 Cumartesi

groove is in the heart

sabah evde bebek sesleri ve de bizim bebek yüzünden çıkarttığımız garip garip sesler ve cümleler var .... annem: hanimiş oğluşuna, nerdeymiş paşam benim gibi tuhaf hitabetler ..... ben: tatliş, kuzuş gibilerinden kendimden geçerken ... Zan: eveeet eveeet (nedense hep evet diyo.... her seferinde gülüyoruz... no meaning yani) ..... kafaları kırdık yemin ediyorum .... kendimizi kaybedercesine bebekle konuşuyoruz ... hatta aramızda dalıp bazen birbirimizlede çeşitli melodilerde konuşuyoruz ...... umarım akıl sağlığımız saçmalamaz :) ... sabahları en güzel "groove is in the heart" gidiyor, bebek neşe topuna dönüşüyor .....

23 Ekim 2009 Cuma


bebeği tekrar yiyip içiriye geri alma isteği var içimde ... Dr Hannibal gibi içgüdüsel sahneler çeviriyorum ruhsal alemimde ... ilk 2 ayda da bebek de anne rahmine geri dönmek istermiş ... kim istemezki ... hepimiz tüm hayatımız boyunca kurtulamıyoruz bence bu güdüden ....






ekiniiii resimler çoooooooooooooook thnx dear ....

21 Ekim 2009 Çarşamba

lohusa mı loğsa mı?


Deniz Anasının günlüğü: e saçı başı dağıtmışım .... koşturmaca maraton alt değiştirme, hop süt vermece, gaz seansı, uyutma, oynama, ziller çanlar çalıyo, çok hızlı olmam lazım, bebeğe yetişmem lazım .... kilolar jet hızıyla eriyo, güzeeeeeeeeel ..... derken derken bi baktım aynaya, agd olmuşum afedersiniz .... gittim bi saç bakımı kaş alma spa kendime geldim, oturdum .... biz de kendimizi hızlı yaşar sanırdık Zan'la ..... peeeeeh ......


+1


neyseki evde bir takım yardımcılarım var ... mesela ben bebeği besliyorum, buna istinaden besin zincirine uyaraktan annem de beni besliyor, besleme bitti mi, gaz ekibi Zan'a devrediyorum bebeği .....bi kaç gak, guk, Zan bu işte profosyonelleşti....... ordan alt değiştirme team olan ablam devreye giriyor, mutlaka ve mutlaka kucağımda uyumak isteyen bebek en son bana gelerek seri tamamlıyor .... tabi bu yardım takviyesi bi yere kadar, herkes evde zombi gibi dolaşsada, bebeğin kurabiye suratını görür görmez yeniden enerji doluyoruz... çok tuhaf mesela ben 2 saat bebek uykuda olunca onu özlüyorum, uyandırmak falan istiyorum .... iyice bağlanıyo insan çok sakat drumlar ......


+1


şerbet partimiz itina ile yapıldı .... misafirler hiç eksik olmuyor ... iyi mi kötü mü bilemedim .... benim doktoruma genelde Turkiyede yaşayan yabancılar gidiyor .... gecen gün Koreli bir hanıma doğum yaptırmış ... kadıncaaz eve bi gitmiş bütün konu komşu eve doluşmuş bebeği ziyarete .... kadın şok geçirmiş ... onların adetine göre 40 gün kimse lohusa evine gitmezmiş, sadece kapıdan uğrayıp yemek bırakırlarmış .... güzel adet ....


+1

bebeğin şu anki boyutu .....

17 Ekim 2009 Cumartesi





bişeyi çok çok istemiştim, birini çok çok özlemiştim, diledim bi ara, çok üstüne gitmedim, geliverdi o an, ben ne kazandım ne kaybettim .....

15 Ekim 2009 Perşembe

doğum günü





Saat sabahın 7.buçuğu itibariyle zaman durabildi benim için .... anca bi oturabildim, bebeği uyuttum, hemen yatağa sürünerek gidiyordum ki du dedim biraz da keyif yapalım .... rezene çayımı koydum (ki bu aralar temel sıvım, süt yapiomuş bu çay) güneşin doğuşuna vasıl oldum .... zaman artık akmıyo resmen koşuyo ..... onu yakalamak kısmı, bebeği doyur uyut altını aç gazına bak, kuzuyu rahat ettir, oyna oyna şeklinde bi bakıyoruz akşam olmuş .... manyak bir mesaiymiş yanlız.... allahtan biz gece çalıtığımız için sürekli uykusuzluk koymadı ..... egzesizli çıktık .....


gelelim doğurma macerasına : bu bebişin karnımda kocaman olmaya başmasıyla ve de son hafta bile hiç aşağıya inmemesiyle ve de benim çatımın hiç açılmamsıyla sezeryan kararı alındı .... buraya kadar ok .... hatta biz sevindik her an diken üstünde bekliceğmize en azında tarih belirlendi diye içimiz rahatladı .... ancak evdeki hesap çarşıya uymadı .... bebek kendi istediği zamanda geldi :) .... 10 ekim sabah saat 7 de hastanede buluşcaktık hesapta ..... arkadaşım meldoşla Zan 9 ekim akşamı bana masajlar, doğum koçtuğu falan yapıyolar rahatlatıyolar hatta Tom Cruise filmi izleyip gayet geyik yapıp, saçmaladık evde ..... derken gece 12 gibi yatalım artık diye odalara yöneldik, tam da aklımdan "bi şöyle sancı nası bişeymiş göremedim, bi film tribi yaşayamadık, push push, nefes al sahnesi gerçekleşmedi" diye geçirirken ..... alttan deli gibi ıslaklık başladı .... meldoşun anlatışına göre "aaaaaaaaaa geldi" demişim .... oda aklıma bişey falan geldi sanmış :) .... "suyum geldiiiiiiiiii" sahnesini en azından yaşayabildiğime sevinen ben ilk şoku atlatınca zangır zangır titremeye başladım .... evin koridorlarında ise meldoş ve Zan deli gibi koşuşturmaya başalamışlardı bile, herkes saçmalıyodu evde .... paniiiiiiiiiiiiiiiiiic ..... neyse aklımız başımıza gelince dokotru aramayı akıl ettik ..... "hadi dedi ekibi topluyorum 1 saate hastanede buluşalım" .... deli gibi giyindik, hazırlandık, çantayı falan hazır etmiştik allahtan ..... bu arada su gelmeye devam ediyo ara ara ..... ama bebek kurabiyelerimizide almayı unutmadık bu telaşla ..... telefon trafiği eşliğinde hastaneye vardık, zangır titreme devam hepimizde ..... bi takım hazırlıklardan sonra aileme tek tek baktım, bişey söylemedim üzmemek için ama gözlerimle bi helalleştim onlarla ..... ameliyathaneye indik buz gibi, aaaa bi baktım ortam coşmuş, doktorum zaten çok rahat, müzikler açıldı, sohpet muhabbet, nasıl tatlılar, zaten Zanda nip tuck dan fırlamış gibi giyindi geldi süper neşesiyle, elimi tuttu sıcacık, başladık muhabette ve de sezeryana ..... Zancığı oturttular sakın kalkma dediler, karnımı görmesin diye, bi de bayılırsın senle uğraşmayalım dediler :) ...... sonra zaten bebek çıkınca herşeyi unuttuk, aaa bacağa bak, ele bak, şekerliğe geeeel diye Zanla kopmuşuz ..... Zan zaten bi video çekmiş heycandan bi tavan görülüyo bi bebek bi doktorun saati bi ben, böyle uçuşuyo görüntüler hahahaha ..... sonra çıktık odamıza sıcacık..... zaman durdu, baktım herkes ağlıyo şakır şakır, ben hala titriyorum ...... bu arada belirtmeden geçemiycem Zan nasılsa sabah hastaneye gidicez diye traş olamaya başlamış geceden ... ama makinenin şarjı bitince tek tarafını sabaha bırakmış .... hastanede misafirleri kaşılarken tek tarafı traşlı çok saçma görünüyodu hahahha .... ne alem bi insansın, her hareketiyle beni güldürebilen fenomen ...... işte böyleeee unutulmaz bir geceydi ....


sezeryana gireceklere rahatlatma yazısı: hiç bişey hissedilmiyo, bayılma kısmı olmadığı için bebeğin ilk anına tanık olnuyo, sonrasında ağrı kesici alındıkça problem yok .... süper bi teknoloji kısaca .... eğer ben köyde bi kadın olsam mesela yazık saatlerce sancı çekecektim ki bebeğin çıkması gerçekten zormuş, riskliymiş... kırsaldaki, köydeki insanlara allah kolaylık versin ..... onun dışında bi salak kısmı var hemen süt gelmiyo, 2 gün sonra falan geliyo ... geliyoda bir iki damla .... e bebiş aç, mama takviyesi falan yapılıyo, bi takım işler ..... şiddetle lansinoh adlı kremi tavsiye ediyorum, olmazsa olmazlardan biride lansinoh gögüs pedi ve de süt sağma zamazingosu ..... sağ sağ ver, milka ineği gibi :) ....


şimdi evde şerbet partisi hazırlıklarına başlandı ... hepinizi beklerim :) .....

12 Ekim 2009 Pazartesi

işte gülen bebek






10.10.2009 ...... gece saat 2.38 .... amelitayhanede ilk dokunuş ...... detaylar için döneceğim :) .....





odaya geçiş ..... (ohhhhhhhhh çıktım o daracık yerden nihayet :).....party başlasııııın



..

7 Ekim 2009 Çarşamba

geri sayım başlasın artık




Ev duvarı süslemeleri devam ediyor .... mutfak (ki bu ara en sevdiğim mekan .... yemek yemek ooooo yemek ).....







bunun aynısını bi sitede görmüştüm aynen arakladım, hop photoshop, hop çıktıcı ve çerçeveci......




bebek odası için bulduğum fillerde aynı süreçten geçiverdi.....






+1


dün çok saçma bişey oldu .... kendime bi bilezik bileklikvari bişey almıştım .... doğum sonrası süslenip püslenirim biraz diye .... taktım akşam Zan'a gösteriyorum, fakat alet kilitlendi, öldür Allah çıkmıyo .... ordan deneme burdan sıfırbeş kalemle kilidi açmaya çalışma, yok ..... kaldım öyle elimde bilezik .... bi ara öyle zorladıkki bi tarafı koptu hatta ... en iyisi ben sabah gidiyim aldığım yerden değiştiriyim bunu dedim .... gece öyle elimde kocaman bilezikle oturuken koca göbeğimle saçma bir tabloydu .... Zan "asıl sancın tutarsa bu gece bomba olur .... elinde bilezik takmış takıştırmış doğuma gelmiş deli anne geldi derler hahahaha" diye bi süre dalgasını geçti ....





+1

sonbaharın en sevdiğim ağacı sumaklar kızarmaya başladı .... (rhus typhina) .... yapı fuarı vardı gecen hafta .... çok salaktı o ayrı ama altınparkta bitkiler uykuya hazırlanmaya başlamadan önce iyice kızarıp sararmaya başlamışlardı .....





+1



Funda pastanesinde çalışan heykeltraş arkadaşım bissürü emzikli bebek kurabiyesi yapmış, misafire ikramlık .... bu aralar aldığım en süper hediye .... çooooooooooooook teşekkürler ..... ben de daha önce aldığım bebek süsleriyle kombine bi tablo hazırladım .... bebeğin hastane süsü kurabiyesi bile ok, ama kendisi ortada yok .... pek bi rahat sanırım yerinde ..... (doğum günleri, düğün vs için kurabiye isteyenlere arkadaşımın telefonunu verebilirim, çok süper çeşitler var)

27 Eylül 2009 Pazar

Refüj için karar anı


refüji Sanırım gidiyor .... bu sabah çok sinirlendim ... Bebeğin odasına girdim öylesine ..... aaa bi baktım bebeğin yatağı kıl tüy içinde ..... Refüj hanım bi güzel yatağa çıkmış gizlice (kapı da hep kapalı ne ara bulup girdiyse) ...... hadiii bütün çarşafları doooğru makinaya, bu halimle yine onları yıka, as, ütüle, ser, offff .... yaramaz Refüje küsüm ....

+1
Gecenlerde otobüse bindim (Zan duymasın, karnım burnumda otobüse falan binince çok kızıyo) bilet kesen müavin, "bir kişi mi" dedi .... "evet, ama isterseniz iki kişi alın" dedim ve sırıttım ... ama adamcaazın yüzünde en ufak bir değişim olmadı, ne bir tepki ne bir anlam .... öyle zevzek zevzek espirim havada kaldı, çok saçma bir andı ... neyseki önde oturan 2 kız kikirdiyerek espirimi anladı bi de bana yer verdi .... biletçi amcaya çok üzüldüm, otomatiğe bağlamış adamcaaz, büyük ihtimalle bütün gün bilet kesmekten nevri dönmüş, ruhu çekilmiş, etten makinaya dönmüş .... öyleee boş boş bakıyodu ben inerken de ....

25 Eylül 2009 Cuma

Rejüj gitmese mi?










Bebek gelince bir süre Refüj ofise gidecekti ... ama bir türlü ayrılamıyorum kızımdan .... sanırım yapamıycam .....











+1

bu ara tatlı krizi ancak elmalı turta ile gideriliyor.... mutfakta saatlerimi geçiriyorum resmen .....




+1


daha önce elime yağlı boya ve fırça almışlığım yok ... gecenlerde esti 170x100cm lik bir tuvale (hem de) bir resme başladım .... ben de ortaya nasıl birşey çıkacak hiç bilmiorum ...



+1


Aşk beni kesmedi ... haydin Bab-ı Esrar'a ......

15 Eylül 2009 Salı

filler ve çimen



Bebek odası için fil resimleri buluyorum deli gibi....en güzelleri de www.print&pattern.com da .... Benim en sevdiğim hayvan fil (kediden sonra tabiki ....) .... burda bir miktar kendime oda yapıyormuşum gibi bir yaklaşım var ortamda .... bebek büyüsün bakalım onun en sevdiği hayvan ne olacaksa onları asarız artık .....









Bu arada bu gün sanırım en sevdiğim hayvan kedi değil.... çünkü pis Refüj kuş tutmuş .... ööööö .... balkondan yakalamış sanırım, bi de salonun ortasına getirip attı .... yacııık kuşa




sorularım var:



biiiiir: şu annelerin kullandığı süt sağma makinesinin manueli mi yoksa elektriklisini mi önerirsiniz...kullanan var mı?


ikiiiii : biberonla süt verince daha sonra anneden emmez muhabbeti doğru mu?

şimdilik bu kadar ... deneyimli annelerden yardım bekleniyor.....

14 Eylül 2009 Pazartesi

OLD DAYS


Eski fotolarıma bakıyorum bu aralar, nası zayıfıııım, zafiyet derecesinde ..... bi de sürekli rejim muhabbeti yapardık .... işte günümü gördüm .... ama bu halimi de seviyorum aynada..... nasıl olsa geçici bir drum diyerekten dalgamı geçiyorum ..... Nora çekmişti gecen sene bu zamanlar İstanbul.....

13 Eylül 2009 Pazar

Inglorious Basterds


Büyük hayal kırıklığı ..... Bir Tarantino manyağı olarak yıkıldım resmen ....

10 Eylül 2009 Perşembe

YARASA yaramasa ???




Zan mavi gözlerini kocaman açarak "dün geceki olay neydi öyle?" dedi ..... o söyleyince hatırladım ben de .... bir gece önce Zan beni titreyen sesiyle şöyle uyandırdı:


-Deniz korkma heycanlanma ama içeride bişey var !!!!!! (böyle bir cümle gecenin bir vaktinde nasıl korku uyandırmazsa:) .... biri var, yada bi ses var değil, bişey var!!!!!


......Neyse yatakta doğruldum, pırpırpır bi ses .... önce Refüj kuş yakaladı sandık ... kafamızın üzerinde bişey (hakkaten) daireler çizerek ve de tavana vurarak dönüyo .... yatakta pıstık, anlamaya çalışıyoruz, üzerimize gelmez inşallah diye de korkuyoruz ... o sırada Zan yine bağırdı "Yarasaaaa!!!" ....hahaha şimdi halimizi düşününce çok saçmaydı gece gece .... daha da komiği Zan yerde sürünerek balkona doğru ilerledi ve kapıyla perdeyi bir komando edasıyla açtı .... bir yandan da "ama kör bu yarasalar şimdi kapıyı nasıl bulacakki" teorisini düşünüyordum Zanın .....neyse ki hayvancağız bir kaç turdan sonra çıkışı buldu, uçtuuuuuuuuuuu gittiiii .... biz de uyku sersemi hiç konuşmadan tekrar uykuya daldık .... sabah flashback oldu, rüya gibi, gerçek gibi, bi tuhaf oldu .... hayır duyanda orman kenarında falan yaşadığımızı sanır.... Ankaranın Çankayasında ne yarasası anlamadık .... neyse uğurlu hayvandır dedi annem ... ok...



+1


hayatta aklıma bir gün güllaç yapacağım gelmezdi ... biri söylese inanmazdım .... insan bu tür tatların çok meşakatli tariflerden yapıldığını zannediyo ... hiç gözde büyütmeye gerek yokmuş, marketten güllaç yaprakları alıp, sütle şekeri kaynatıp üstüne dökünce oluyomuş ... bayılırım zaten güllaca (nedense normal zamanda da asla yenmez, illa pide gibi ramazan ikonudur) bi tepsi yaptım ... hem misafire ikram ettim, acaip havam oldu kendim yaptım diyince, hem de ben güllaç manyağı oldum doya doya .... bir sonraki sefere kaynayan süte sakız da atmayı düşünüyorum ...s akızlı güllaç da benim bi yorumum olsun domestik hallere .....


8 Eylül 2009 Salı

süslü püslü ama sade




Şık düğme vari bir karışık mağazaya girdim geçenlerde.... aslında annem tentene alcaktı amaçta.... yanlız girer girmez bir sürü bebek süsleriyle büyülendim .... özellikle de kız bebek süs sektörü çıldırmış durumda.... erkek bebekler ister istemez biraz daha frenlenmiş süs işinde..... hastane odası için askılı çok süper yazılar var .... odaya asılan mini çıkarmalar, hastane odası şeker arası süsler, kumaşa dikilen desenler, bissürü bissürü bişeyler ... zaten çoğuna yabancıydım hemen yanımdaki teyzelere sordum, bu ne? bu ne için diye? ... mesela yeni doğmuş bebeğe hediye götürmek için mini keseler, kese gibi olmayıp da bebek arabası gibi olanlar, şemsiye formundakiler, kutular, minik bebekler yuvarlak cam içinde, sepette, cartta curtta .... hepside 500ytl, 1000ytl, 3000ytl gibi bozuk para fiyatındalar ... kendime aldım doyamadım arkadaşlara da aldım bi ton .... yolunuz düşerse aklınızda bulunsun, eğlenceli bir ortam ....







+1


Berçemciğimin hediyesiydi .... bebek ve anneyi relax moda sokan süper bir cd ..... şiddetle tavsiye .....

+1

tam Ekinlik bir hediye ..... ayağa takılan ve sesler çıkartan bir oyuncak .... ayaklara takınca kendi kendine maymun oynuyomuş bebek :) .... sanırım bu manzara karşısında bebekten çok biz eğleneceğiz.......




+1

bir de çıngıraklı oyuncaklar var.....


mothercarede gezerken deneyimli annelerle yaptığım muhabbetler sonucu yatak kenarına asılan bez cepler hayat kurtarıcı oluyormuş ... bez, biberon, purda gibi bilimum ihtiyaç elinizin altında oluyormuş .... onları dinledim.... edindim ....


Aslında Nora gibi becerikli olsan o kadar kolay dikilebilir bu bez keseler .... hem değişik tasarımlar ortaya çıkar hem de ekonomik olur .... ama işte dikiş özürlüyüm resmen .....


+1


Refüjde son derece meraklı .... ona oda yaptık sanıyo sanırım, sürekli burada takılıyor ....



2 Eylül 2009 Çarşamba


1 Eylül 2009 Salı

deneysel Zan (2008 eylül)