14 Kasım 2012 Çarşamba

açıldııııı

Depeche Mode BİLETLERİ BİLETİXDE SATIŞA AÇILDI..... telaş yaşanıyor şu an ofisteeee

13 Kasım 2012 Salı

Bulut Atlası o yeaaahhh

filme bayıldım.... Matrix kadar delirmesemde, bi tadı vardı, düşündürdü, tüketim toplumuna, köleliğe, insanlık hırsına vs vs vurdurdu, dokundurdu....

filmdeyken bi kaç şey düşündüm...... ne şanslı bir kuşaktık ki "Matrix"i sinemada izledik, felsefesine daldık doyamadık gittik bi kaç kez daha izledik.......ikincisi Larry'den Lana ya dönünce Wachowski BROTHER'a, wachowski brother and sister mi diyecekler ..... bir diğer merakımı cezbeden konu da Lana, filmi çektikleri diğer yönetmen Tom Tykwer ile çıkmaya yada yazışmaya mı başladı acaba da tipi aynı "Run Lola Run" daki Lolaya tıpkısının aynısı benzer drumda..... (harırlamayanlar  için Tom Tykwer meşhur Run Lola Run'ın Yönetmeni bununla ünlenmiş, bununla bilinir...)....

Natali Portman hamile olduğu için filmde oynayamayınca üzüldü mü acaba, yoksa siyah kuğuyla aldım osacarımı bebeğime bakarım altını değiştirir pişik kremini sürerim ohhh ne güzel evimde otururum mi demiştir acaba.......çok hırslı bi kadın olduğu için ve de "V for Vandetta" nın çekimleri boyunca "Cloud Atlası" okurken o zaman hala birader olan Wachowskilere kitabı ballandıra ballandıra anlatıp akıllarına sokmuş, baştan beride gözü japon kızın rolunde olduğundan çok gıcık olmuş da olabilir mi acaba ....  gibi gibi....uzaaar gider....

2 Kasım 2012 Cuma

instagood-instamood in bodrum


bir instagram ve efect manyaklıgı.......

26 Eylül 2012 Çarşamba

Antonio Banderas parça yapmış

Gecenlerde (gecenlerde dediğim taaa temmuz ayında) Zan, Gumusluk Klubun barında dururken bi tip gelmiş, barmene "Antonio Banderas çalar mısın abi?" demiş ....... Barmende (dikkat dj değil) tabi çalarım demiş..... tip de gitmiş.... çifteli Pause.... artık herkes ne kafadaysa diyalok baya bi sağlıklı gerçekleşmiş....

+1

festival kanalında microcosmos vardı Ruzgar'da bocekleeer diye hipnoz olup izlemeye başladı....şimdi sürekli böcek filmini istiyo, acil bi microcosmos dvd si edinmem lazım....yanlız yıllar sonra izledim nası manyak bi kafa, nası bi lezzet, bi dünya.... bayılıyoruz bu ara böceklere....



25 Eylül 2012 Salı

SERGİİİİİİİ

SİYAH BEYAZ'DA BU CUMA (28İ) TUĞBERKİN SERGİSİ VAR.....DETAY İÇİN AYNEN COPY PASTE YAPIORM.....

Siyah Beyaz Sanat Galerisi bu yıl sezonunu çok genç bir heykeltraşla açıyor. “Tobe Nuts” isimli sergi Tuğberk Selçuk’un ilk kişisel sergisi.


Sanatçının yaratım süreci takıntılarla başlıyor. Sıkıntı ve rahatsızlığın üretkenliği tetiklediğine inanan sanatçı, içsel takıntıları, bu süreci ve durumun varoluş üzerindeki etkilerini üç boyuta taşıyarak ortaya çıkarmanın, kendini ifade etmenin bir yolu olduğunu düşünüyor. Bu aşamadan sonra ise aklındaki resmi kağıda aktarma ve üretim süreci başlamış oluyor. Tuğberk...Selçuk üretme arzusunun bu yaratım sürecindeki huzursuzluktan beslendiğini vurguluyor.


Tuğberk Selçuk’un heykelleri kelimelerle hakim olunamayan ruhsal sureçleri; farklı malzeme, derinlik, gölge ve hacimler yaratarak izleyiciye aktarıyor.

“Tobe Nuts” isimli Tuğberk Selçuk’un ilk kişisel sergisi 28 eylül – 17 ekim tarihleri arasında Siyah Beyaz Sanat Galerisinde gezilebilir.

9 Eylül 2012 Pazar

yaz devam ediyor gibi

Sanırım geri dönebildim....


Önceleri passwordumu hatırlayamamanın ağarlığı ve sorumsuzluğu beni biraz üşendirdi....

Sonra yukarıdaki cümleyi tam 8 kez yazarak ve anlamını yiterecek safhaya gelene kadar internetin üst üste gitmesi içimdeki hevesi iyice bir geri püskürttü....en sonunda worde yazıp copy paste yapmaya karar verdim.... yazacak çok şey olması ama hepsinin hem çok önemli oluşu aynı anda üzerinde düşünüce çok da bişey ifade etmemesi gibi çelişkiler yine yakama yapıştı.... uzun süre ara verince insanı saran bu drum vahamiyetini korurken parmaklarım sanki açılmaya ekranın içinde eskisi gibi kaybolmaya etraf görünmez olmaya başladı.... internetten de korkum kalmamıştı nasılsa worddeydim her zaman takıldığım blogspot sayfasının menusunde değil.... o vesileyle içimi bir garantideyim duygusu kapladı.... doyasıya saçmalamak istiyordum, dörtnala pervasızca kelimelerle oynamak.... ama olmadı.... dışarısı hala yaz gibi ya....pencereye bakınca hemen dışarı çıkmak isteği beni yakaladı.... o nedenle I’m gonna go my way.....

4 Haziran 2012 Pazartesi

Bıdı-Bıdı Bada Bada nın yazısını görünce hatırladım "İçinde Yaşadığım Deri" yi..... gecenlerde evde filmsizlikten aylar önce aldığımız bu parçayı dvd playere taktık.... Antonio Abimize duyduğum antipati filme önyargıyla yaklaşmamı sağlasada Almodovar isminin sıcaklığı birbirini cancel etti...... bir sıradanlıkla izlediğimiz film yavaş yavaş merak uyandırmaya sonuyla da bizi şoka sokmayı başardı....(bi de kadın çok güzel yoga yapıyodu canım çekti resmen).....


Jou Jou nun anlattığına göre asıl filmin kitabı varmış.... (ve de uyarlamada boşluklar gözleniyormuş, bilemicem ben okumadım)... ama bildiğim bişey varsa o da kitap sonrası izlenilen filmin mutlak hayal kırıklığı izleri taşıdığı.... en son Açlık oyunlarının (kitaptan bir ara övgülerle bahsetmiştim burda) sinemada filmine gittim ve kitabını okumasam hiçbirşey ifade etmeyeceğini anladım... berbattı resmen.......






+1
Dost Kitapevine gitmeyeli yıl olmuştu heralde.... kitap işini (ve alt açma) tunalı D&R dan çözer olduk uzunca bir süredir.... neyse Dost Kitapevine girince lise yıllarıma bir flashback yapar gibi oldum, bi tuhaf oldum.... geri kendime geldiğimde raflarda  bu seriyi buldum.... çeşitli yazarlardan ince uzun ham kağıda baskı kitaplar.... hoş...


8 Mayıs 2012 Salı

up dedesi


Facebookta gördüm bu fotoyu..... Rüzgarın sürekli izlerken dedeeee dediği bu amcayı görse kesin şok geçirir :))).......

+1



bi de arada bu İngilizce öğretmenini merak ediyorum...
nerelerde acaba şimdi kendisi,
fularını hala takmakta mı,
saçları hala böyle tapon mu,
tavşanlara düşkün mü .....

7 Mayıs 2012 Pazartesi

sit sit sit



Refüjle buna......




Rüzgar ve Kuzeylede buna oturcam


6 Mayıs 2012 Pazar

istanbul büyülü




Yazdan beri Ankaradan çıkamayıp çatlama kıvamına gelince İstanbula bir kaçamak yapmanın vakti gelmişti .... Rüzgarın yönlendirmeleriyle gemiye vapura binme, deniz kenarı bütün parklara saatlerce abone olma şeklinde bir programdı, terapi niteliğindeydi..... thnx Rüzgar rehber :)

5 Mayıs 2012 Cumartesi

TATLI KIZIM REFÜJ
kocaman oldu....gecenlerde bebeklik fotolarına baktım, minnacık avuç içi kadar, hap kadar, aspirin kadar....  pisi pisi...yada Rüzgarın tabiriyle maaauuuvvv....
bu da Segmenlerde başı dönen aşırı uyarılan ve strese giren bir Zigot :)
BİR SERGİ

Siyah beyazda dün açılışı olan Ebru Ceylanın (Nuri Bilge Ceylanın eşi oluyormuş) fotograph sergisi  baya bi dark olmasına reğmen gayette iç açıcı bi yandanda..... bu da sergi apartmanının tavanında sarmaşıkların yarattığı iz ....

30 Nisan 2012 Pazartesi

bir insan evladı blogunu anca bu kadar ihmal edebilir herhalde....yuh yeaaah....

hatta arayüzün değiştiğini bile kaçırmışım....eyvallaaaaaah

ama yaz geldi buna mutabıkım....

1 Mart 2012 Perşembe

refujiiii



Gecenlerde bi arkadasım geldi ofise...Refujun adını hatırlayamadı....tretuvar diye seslendi minik kızıma ..... :)

mini buzul çağğğğh



Küresel ısınma geliyo diye kandırıldık.... bizim apartmanın önü mesela buzullarla dolu....

24 Ocak 2012 Salı

17 Ocak 2012 Salı

pencere pisisi




camdan dışarıdaki karı izleyen sadece biz değiliz ....

16 Ocak 2012 Pazartesi

12 Ocak 2012 Perşembe

Ankaraya Kar Yağ(mış)tı




Burası Kartalkaya gerçi :)

11 Ocak 2012 Çarşamba

cinnah 19




Ankara Landmark Building .....