25 Mart 2013 Pazartesi

segmenlerin yalnız heykeli



uç kadın aslında bunlar pek de yalnız sayılmazlar bu drumda.....

28 Şubat 2013 Perşembe

cevap



Gecenlerde bize 1.5 yaşında bir bebek geldi oynamaya....tip tabi o yaşa özgü olaraktan eline ne gecerse atıyo....oyuncak arabanın tekini kaptığı gibi Rüzginin kafasına attı ....Rüzgar da ona döndü ve

-''ben o hareketi sinirlendiğimde yaparım''....dedi....hehehehe  pause

27 Şubat 2013 Çarşamba

the big Tourist by Nora


yetenekli arkadaşım Nora bana kolye yapmış.....once masamda bi kargo paketi buldum dedim yoksaaaaaa....

sonra  havalı paketi açtım, meraklı Melahat Hanım Refüjle.... veeee "sadece bende olsun ama bundan tamam mı????" dediğim kolyem ellerimde işte :) böyle özel siparişler olabileceği gibi Noranın ellerinede bırakabilirsiniz kendinizi.... sitede daha neler neler var....  look look http://norawashere.blogspot.com/

çoooooooooooooooooook thnx :)



17 Şubat 2013 Pazar

yaza az kaldı neyseki



Gümüşlüğü özledim ...

+1

yazı beklemeden evde kalıplarla dondurma yapımına başladık Rüzgiyle.... suzme yogurt ve meyve karışımı aslinda ... Caktirma:)
 
 
+1
bi de buzlukya meyve ikramı var ....sunum delisi Rüzgi silip supuyuyo....
 

12 Şubat 2013 Salı

mesajınız var



 no comment :)

+1

arabesk ogeler tasıyan yazıya da bu nostalji yakışır : galvanize

10 Şubat 2013 Pazar

filmin konusu

Gecen Zan seslendi " gel gel de filmin konusuna bi bak".....

+1

bu binayı gelip gecerken seviyorum.... güneşli yağmurlu alttan yandan her acıdan bi tuhaf bakıyo bana....tanıdık geliyo.... sanki cok konuşmana gerek olmayan insanlar gibi....uzun zamandır bilinen bir his kaplıyo beni ki bu ilk defa bir bina için oldu... birkac kez de insanda... hatta sanırım sadece bir insanda.... belkide burada yaşıyo şu anda ve ben aslında binaya bakarken ona bakıyorum...saatlerce bakmak istiyorum mesela oturup banka konuşmadan....belkide bu binayı düşününce erkekleri katil, üçüncü (yada birinci) katta oturan hayali polisleri de kokmuş sanıyorum....

8 Şubat 2013 Cuma

uzun süredir resim koyamadığımdan mıdır ( bir arıza oldu heralde, yukleme seysi apse yaptı yada) artık bilinmez blogada uğramaz olmuştum...simdi bi kahve molasında bi giriim de deniim dedim veeeee yüklendi .... o halde bu deneme resiminde ki gizli kamuflajımsı kediyi bulalım.... simdi içimden her ne kadar burayı foto manyağı yapmak gecsede kendimi frenleyip cok önemli! bir konudan bahsedicem yani havadan sudan....yanlız cidden bu havanın güzelliği nedir yarebbim ya... bahar geldi bu havalar başladı ya hoop benim dudağımda uçuk çıktı...
 lokum gibi havaya sevinsemde bunu kucaklarcasına karşılayan ve her sene aynı yerde aynı mevsimde çıkan uçuğuma cok gıcık oluyorum.... yıllar önce odtu de boyle bir baharın görsel şölenini bişeyler içerek kutlarken bi arkdaşımda (saygın) uçuk görüp "aaa ben de daha hayatımda hiç çıkmadı nası bişey" diye sormuş ve  uçuğunu incelemiştim... ama yani ne dokunmuş ne de içkisinden içmiştim... rivayete göre uçuk havadan bile pire misali atlayarak bulaşırmış zaten.... ve akabinde ben de ertesi gün uçuk pörtlemişti ve nası bişey olduğunuda deneyimlemiştim malesef.... yıllar yılları kovalarken uçuğun o dudakta yerleştiğini, bağşıklığın düştümüydü hemen aktive olduğunu anladım...düşününce de biraz tiksinç orda virisümle yaşıyorum... ben de kalıyo artık yani resmen ...ıııyyk... bi git ...

+1
konuşma işini iyice abartan ve sanırım gec konuştuğu içinde hiç ama hiç susmayan Rüzgarın bu ara en favori kelimesi "saçmalama"....
d:istersen bişeyler yiyelim
r:saçmalama (ve sırıtış)

d:uysak mı artık acaba
r:saçmalamaaaaaa (ve sırıtş)

d: giyinelim derim ne dersin
r: saçmalamaaaa

her cevap saçmalamayla başlıyo ve saçma gözüküyo heheheeh...

bi de yaşlı kocakarı komşu teyze gibi her lafı dinlemesine hastayım... mesela aramızda konuşuyoruz Zanla "bu dergiden baydım başka bişey mi alsak".... oran bi ses yükseliyo geriden "bende baydııım".... her lafa maydonoz essek sıpası...

24 Ocak 2013 Perşembe

Acildi :)

Kuglu park nefis olmus. Bozarlar mi acaba diye odumuz patliyodu , havuz cocuk oyun alani yer dosemeleri, su oyunlar fln harika olmus. Dun hava superken iyiki giymisiz:)

9 Ocak 2013 Çarşamba

İste bizde kedi evimizi yaptik

Hep insanlara ev tasarlicak degiliz ya:)

25 Aralık 2012 Salı

3 Aralık 2012 Pazartesi

Bu cuma siyah beyaz sanat galerisinde

Bedri Baykam resim sergisi acilisi var .... Ankara duyuru panosu .... +1 ilk baslarda bana hic benzemeyip bavasini klonladigimiz hissini her firsatta bize yasatan oglumuz ilginc bir donusumle bana benzemeye baskadi :) uyurken gozler ayni diyo Zan

14 Kasım 2012 Çarşamba

açıldııııı

Depeche Mode BİLETLERİ BİLETİXDE SATIŞA AÇILDI..... telaş yaşanıyor şu an ofisteeee

13 Kasım 2012 Salı

Bulut Atlası o yeaaahhh

filme bayıldım.... Matrix kadar delirmesemde, bi tadı vardı, düşündürdü, tüketim toplumuna, köleliğe, insanlık hırsına vs vs vurdurdu, dokundurdu....

filmdeyken bi kaç şey düşündüm...... ne şanslı bir kuşaktık ki "Matrix"i sinemada izledik, felsefesine daldık doyamadık gittik bi kaç kez daha izledik.......ikincisi Larry'den Lana ya dönünce Wachowski BROTHER'a, wachowski brother and sister mi diyecekler ..... bir diğer merakımı cezbeden konu da Lana, filmi çektikleri diğer yönetmen Tom Tykwer ile çıkmaya yada yazışmaya mı başladı acaba da tipi aynı "Run Lola Run" daki Lolaya tıpkısının aynısı benzer drumda..... (harırlamayanlar  için Tom Tykwer meşhur Run Lola Run'ın Yönetmeni bununla ünlenmiş, bununla bilinir...)....

Natali Portman hamile olduğu için filmde oynayamayınca üzüldü mü acaba, yoksa siyah kuğuyla aldım osacarımı bebeğime bakarım altını değiştirir pişik kremini sürerim ohhh ne güzel evimde otururum mi demiştir acaba.......çok hırslı bi kadın olduğu için ve de "V for Vandetta" nın çekimleri boyunca "Cloud Atlası" okurken o zaman hala birader olan Wachowskilere kitabı ballandıra ballandıra anlatıp akıllarına sokmuş, baştan beride gözü japon kızın rolunde olduğundan çok gıcık olmuş da olabilir mi acaba ....  gibi gibi....uzaaar gider....

2 Kasım 2012 Cuma

instagood-instamood in bodrum


bir instagram ve efect manyaklıgı.......

26 Eylül 2012 Çarşamba

Antonio Banderas parça yapmış

Gecenlerde (gecenlerde dediğim taaa temmuz ayında) Zan, Gumusluk Klubun barında dururken bi tip gelmiş, barmene "Antonio Banderas çalar mısın abi?" demiş ....... Barmende (dikkat dj değil) tabi çalarım demiş..... tip de gitmiş.... çifteli Pause.... artık herkes ne kafadaysa diyalok baya bi sağlıklı gerçekleşmiş....

+1

festival kanalında microcosmos vardı Ruzgar'da bocekleeer diye hipnoz olup izlemeye başladı....şimdi sürekli böcek filmini istiyo, acil bi microcosmos dvd si edinmem lazım....yanlız yıllar sonra izledim nası manyak bi kafa, nası bi lezzet, bi dünya.... bayılıyoruz bu ara böceklere....



25 Eylül 2012 Salı

SERGİİİİİİİ

SİYAH BEYAZ'DA BU CUMA (28İ) TUĞBERKİN SERGİSİ VAR.....DETAY İÇİN AYNEN COPY PASTE YAPIORM.....

Siyah Beyaz Sanat Galerisi bu yıl sezonunu çok genç bir heykeltraşla açıyor. “Tobe Nuts” isimli sergi Tuğberk Selçuk’un ilk kişisel sergisi.


Sanatçının yaratım süreci takıntılarla başlıyor. Sıkıntı ve rahatsızlığın üretkenliği tetiklediğine inanan sanatçı, içsel takıntıları, bu süreci ve durumun varoluş üzerindeki etkilerini üç boyuta taşıyarak ortaya çıkarmanın, kendini ifade etmenin bir yolu olduğunu düşünüyor. Bu aşamadan sonra ise aklındaki resmi kağıda aktarma ve üretim süreci başlamış oluyor. Tuğberk...Selçuk üretme arzusunun bu yaratım sürecindeki huzursuzluktan beslendiğini vurguluyor.


Tuğberk Selçuk’un heykelleri kelimelerle hakim olunamayan ruhsal sureçleri; farklı malzeme, derinlik, gölge ve hacimler yaratarak izleyiciye aktarıyor.

“Tobe Nuts” isimli Tuğberk Selçuk’un ilk kişisel sergisi 28 eylül – 17 ekim tarihleri arasında Siyah Beyaz Sanat Galerisinde gezilebilir.

9 Eylül 2012 Pazar

yaz devam ediyor gibi

Sanırım geri dönebildim....


Önceleri passwordumu hatırlayamamanın ağarlığı ve sorumsuzluğu beni biraz üşendirdi....

Sonra yukarıdaki cümleyi tam 8 kez yazarak ve anlamını yiterecek safhaya gelene kadar internetin üst üste gitmesi içimdeki hevesi iyice bir geri püskürttü....en sonunda worde yazıp copy paste yapmaya karar verdim.... yazacak çok şey olması ama hepsinin hem çok önemli oluşu aynı anda üzerinde düşünüce çok da bişey ifade etmemesi gibi çelişkiler yine yakama yapıştı.... uzun süre ara verince insanı saran bu drum vahamiyetini korurken parmaklarım sanki açılmaya ekranın içinde eskisi gibi kaybolmaya etraf görünmez olmaya başladı.... internetten de korkum kalmamıştı nasılsa worddeydim her zaman takıldığım blogspot sayfasının menusunde değil.... o vesileyle içimi bir garantideyim duygusu kapladı.... doyasıya saçmalamak istiyordum, dörtnala pervasızca kelimelerle oynamak.... ama olmadı.... dışarısı hala yaz gibi ya....pencereye bakınca hemen dışarı çıkmak isteği beni yakaladı.... o nedenle I’m gonna go my way.....

4 Haziran 2012 Pazartesi

Bıdı-Bıdı Bada Bada nın yazısını görünce hatırladım "İçinde Yaşadığım Deri" yi..... gecenlerde evde filmsizlikten aylar önce aldığımız bu parçayı dvd playere taktık.... Antonio Abimize duyduğum antipati filme önyargıyla yaklaşmamı sağlasada Almodovar isminin sıcaklığı birbirini cancel etti...... bir sıradanlıkla izlediğimiz film yavaş yavaş merak uyandırmaya sonuyla da bizi şoka sokmayı başardı....(bi de kadın çok güzel yoga yapıyodu canım çekti resmen).....


Jou Jou nun anlattığına göre asıl filmin kitabı varmış.... (ve de uyarlamada boşluklar gözleniyormuş, bilemicem ben okumadım)... ama bildiğim bişey varsa o da kitap sonrası izlenilen filmin mutlak hayal kırıklığı izleri taşıdığı.... en son Açlık oyunlarının (kitaptan bir ara övgülerle bahsetmiştim burda) sinemada filmine gittim ve kitabını okumasam hiçbirşey ifade etmeyeceğini anladım... berbattı resmen.......






+1
Dost Kitapevine gitmeyeli yıl olmuştu heralde.... kitap işini (ve alt açma) tunalı D&R dan çözer olduk uzunca bir süredir.... neyse Dost Kitapevine girince lise yıllarıma bir flashback yapar gibi oldum, bi tuhaf oldum.... geri kendime geldiğimde raflarda  bu seriyi buldum.... çeşitli yazarlardan ince uzun ham kağıda baskı kitaplar.... hoş...


8 Mayıs 2012 Salı

up dedesi


Facebookta gördüm bu fotoyu..... Rüzgarın sürekli izlerken dedeeee dediği bu amcayı görse kesin şok geçirir :))).......

+1



bi de arada bu İngilizce öğretmenini merak ediyorum...
nerelerde acaba şimdi kendisi,
fularını hala takmakta mı,
saçları hala böyle tapon mu,
tavşanlara düşkün mü .....

7 Mayıs 2012 Pazartesi

sit sit sit



Refüjle buna......




Rüzgar ve Kuzeylede buna oturcam