+1
Ben Hayriyi (kedim) özledim, yerine Çileği mıncıklıyorum amansızca... Denize girmeyi özledim, odtü de havuza bi gitsek diyorum ısrarla... Uykum çok geliyo geceleri yarışma çizimlerini hazırlıyoruz, uykum geldikçe güneşe çıkıyorum alakasızca.... Bi de araba kullanmayı çok özledim, ama kafamızı eyip teşekkür etmek caponlar gibi, çözülmeler kovalamak, heycanının yitirmeden tasarlamak, led aydınlatma numunesini party ışıklandırması olarak kullanmaktan geçiyor sanırım.... Bu güneşli havada "healing process" başlıyor, D.Hanım olarak şantiyeden beklenmek ve orkit reklamı gibi tek kadın olarak inşatta koşuşturmak bile eğlenceli geliyor, çözülme başlıyor. Şantiye artık onca erkek çalışanın ve testesteronun yanı sıra, insana kraliçe arı hissi uyandırmaya başlıyor, ki bu delirmenin ilk işaretleri mi acaba diye düşündürüyor insanı. Bi de yetmezmiş gibi inşatta ustalardan biri "Woody Allen"ın aynısının tıpkısına benzeyince ve onu her görüşümde kendi kendime gülme krizine girmemle, karizmayı dağıtan bir arıya dönüşmem de işin ironisi herhal.