24 Mayıs 2009 Pazar

bebek partisi vol.1






Uzun süredir blog yerine günlüğe sardırdım, miniğe yazıyorum da yazıyorum .....




+1

bebek partimizi de yaptık, tüm emeği gecenlere teşekkürlerimi sunarım..... ben ve elif dışında içkiler içildi, balkon içeride sigara yasağı olduğundan doldu taştı, müzik köklendi, kapıcı her geleni "3 kata çıkın" diye yönlendirdi (nedense herkesle bi haşırneşir olmuş meraklı tip), gülündü coşuldu..... elifin doğurma günü aslında parti günü olduğundan sancı tutsaydı, hepbir hastaneye gidecektik artık napalım ... bi kısım orda içmeye devam ederiz diyordu :)....


minik hediyeler geldi bissürü .... en çok da kanguruma sevindim, yıllardır görür özenirdim, sırt çantası gibi bebeği takıp çıkan ecnebilere....





diğer ilginç bir hediye de, bebek dikiz aynası..... bu bebek dünyası resmen bir sektör olmuş, 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi böyle bir aparat .... arkada kerata napio diye dikizlemece....işte şu pınarın elinde tuttuğu ayna......




mutfağın hali :)....


balkon :)

23 Mayıs 2009 Cumartesi

BACAKLAR FORA

BACAKLARI AÇTI GÖSTERDİ



It's a boy :) ____ party boy (annesi - babası gibi)

bu akşam ilk partisine katılıyor beyfendi.....

8 Mayıs 2009 Cuma

öcelikle Tanrı Proton Radio'yu korusun!!!


+1






ve Caponlar noodle'ı yarattı, Tanrı vog tavayı korusun!!!!!


+1


Allah kırkbin kere şu lastik belli pantolon ve etekleri akıl eden kadını (adam olduğunu nedense pek zannetmiyorum, kadının halinden kadın anlar), korusun, amiiiin.... valla şiş göbekle bu kıyafete talimsin..... pek de rahat


+1


bu gün bir arkadaşım bana soru sordu, "gece yatakta dönebiliyor musun?"...allahtan bu insan beni görmedi, yoksa diyicem çok şiştim de dönemeyecek gibi, ters dönmüş kaplumbağa gibi mi görünüyorum .... işte bu hamile olunca böyle şeyler yaşanıyor sananlar (belki ben de sanıyordum) cevAP: yok yaw böyle bişey, fişek gibi oluyosun hatta .... 4. ayda enerji gelir demişti doktor, valla biliyo bu işi bu kadın .... bu arada çok önemli bir açıklamaymış gibi buradan duyurmak istiyorum, uyurken göbeğinin üsütüne bile yatıyosun ..... yumuşak yumuşak ohhh ....


+1


doktora gittik gecen gün .... 4 boyutlu ultrason almış yeni, galaktik bir alet, ekranda bizimki, kıpır kıpır ... "offf çok hareketli yine" dedi daktır.... bana çekerse yandık zaten, Zan süper usluymuş aksine.... ama bacaklarını açmadı bi türlü, cinsiyet hala belli değil ....ben hala alışveriş çılgınlığımı yaşayamıyorum ..."gelicek hafta bol bol çikolata ye de gel dedi" doktor ...ben çikolata yiyince hareketli olurmuş ve de bacakaları açma ihtimali artarmış ....sanki her daim yemiomuşum gibi ....

...
...
...


kısaca Tanrı ultrason aletini korusun!!!!

+1


bizim banyoya Nora'yı bekliyorum foto makinasıyla ... siyah seramik karolar onu bekler .... onu söyler .....



Tanrı saç düzleştirme aletlerinin hepsini, marka gözetmezsizin korusun!!!





3 Mayıs 2009 Pazar

sorularım var cemaate





Bir sorum var.... yaz acaba gelmeyi düşünüyor mu?



Tamam ilk aylarda (mayıs ve nisan) sesimizi çıkartmadık, aman yağsın dokunma, sonra susuzluktan geberioruz dedik, bereket yağıyo oh ohhh dedik .... ama gel gelelim mayısa da start verdiğimiz şu günlerde, insan bi kısa kollu moduna da girmek istiyo yani .... dün hava iyiydi dedik mini etek giydik, nah bu kadar topuklu giydik 4 aylık halimizle şık olma çabasına girdik, caaart diye göz nezlesini yedik kafadan.... yaz istiyoruz bu biiiiiiir ....




+1






şu meşhur kriz var ya, ki ben olmadığına inanıyorum .... sistemin bahanesi olarak etiketi yediğimize inanıyorum, neyse bu kriz acaip kuraklık olduktan sonra olmuştu ya...çok su sıkıntısı olmuştu, sıcak basmıştı çok fena....işte şimdide bereket yağıyo, allan bozkır kurak ankarası, tropikal iklim oldu göz göre göre...yani bu durumda acaba kriz bitecek, bereketli döneme girilecek demek mi bu?....


bu mayıs ayıda yağmur duasına çıkan çok kabile var sanırım..... şimdi yazıyı yazarken yine başladı ....



+1



bizim meslekte ilginç konular karşımıza çıkabiliyor.... bir peyzaj düzenlemesi için alana gittik, survey yapacağım.... aaa baktık, sahada bir sürü hayvancık var....mini bir hayvanat bahçesi tasarımı, hayvanların kapalı tellerde kalmasına insanın içi dayanmıyor, bari bunlara süper evler, bahçeler yapalım dedik... çok hoşumuza gitti proje ... şunların güzelliğine bak :





şu asalete bak ....

tavus kuşlarına "aç! aç! aç!!" diye acaip tezahurat yapıp iltifat ettimsede, açmadılar kuyruklarını ....yanlız bi kere görmüştüm, bi açsa oracıkta nutkun tutuluyo güzellik karşısında ... bir taneside albinoydu....





ben bu tavus kuşlarına hipnotize olmuş kitlemiş bakıyoken, Zan uzaktan kendini kaybetmiş çocuk edasıyla bağırdı "deniiiiz gel gel koş burda çok acaip bir deve kuşu var, tek ayağınıda kaldırmış, titriyo" .... koşmadan gittim tabi, dikkatli ve dengeli.... baktım, deve kuşu arıyorum "e bu filamingo" dedi Zan, sanki ben demişim gibi ....deli ayol :)



böyle ördekli, Norton uçan kazlı, tavşanlı, keçili bi gün geçirdik, ölçü alacağımıza bunları izledik 30 saat.... annem de aramış telefonda "keçilere çok bakma evladım" diyo .... bu hamileyken ona bak, buna bakma tribini pek anlayabilmiş değilim hala .... nası bir mantıktır yani?? (soru 3)

30 Nisan 2009 Perşembe

Ankara dibin kara vol.2







ben bu refüje evhamlanıyorum, çocuk sahibi olunca kafaları yemiim bi de (evham kumkuması deniz olmiim da) ..... durdun durdun patladın demeyin, hamile bu iniş çıkış insanı ..... ama şu refüje bak yahu, çıkmış pencereden dışarı, parapette dolaşıyo, kedi işte eşittir edges.....

.....

.....


hoooop sarılır, öperim ben onu (dikkat göbek büyüyooo).....







+1


sera Cafe'de cumatesi (Sibel) ve perşembeleri (Ayça) canlı müzik geceleri başladı Ankara'da baymakta olan insanlara duyrulur .... biz yaptık diye söylemiyorum mekan Manhattan'a yakışır bi jazz bar olma potansiyeline sahip bizce.....bir de sahne alan Ayça olunca :) ....








Cumartesi Sibel ve babasını ilk defa dinledik....farklı bir ses tonu .... çok hoşumuza gitti....bana sanki "the Party" filminde gitarıyla şarkı söyleyen kızı hatırlattı ... yumuşacık, narin, alıp götüren bir ses ....




yanlız dikkatimi çekti, herkes mekanda deli gibi sohpet muhabette .... ok burası bir jazz bar değil ama insan biraz yavaş güler, yavaş konuşur şekerim..... mesela bizim bi arkadaşlarımız New York Manhattan'da bi jazz bar'a girmişler.... neyse müzik başlamış, bunlarda aralarında kakara kikiri takılırlarken, etrafdan bunlara "çık çık çık" yapmalar, ters ters dövecekmiş gibi bakmalar, aşağılayıcı göz süzmeler, susun diye uyarılar falan ..... çıt çıkmıyomuş mekanda kimseden, bunlara bi amele muamelesi yapmışlar, acaip utanç içinde kala kalmışlar, ezik ezik....hahahaha .... öyle işte, siz siz olun bi jazz bara düşerseniz sakın Turk Turk yemeğinizi yiyip laflamaya kalkmayın, yerin dibine sokup çıkartıyolarmış .....
....


....


dün de Ayça ve Gürbüz abiyi dinlemeye gittik..... zaten Ayçayı burda hiç anlatmıyacağım .... "gifted insan", o nasıl bir sestir, maşallah nazarlara vesile olmaya ..... baktım durdum Ayçaya, "bana el ver Ayça "dedim, " bebeğin sesi de böyle manyak güzel olsun" dedim ..... el verdi o da sağolsun .... zaten Ekinin'de söylediği gibi bütün gurubun annesi oldum artık, ben geliorum masada paso bebek muhabbeti başlıyo..... mesela Koray Ekine poz vericek foto için .... "dur şevkat pozu için Denize bakiim, anne olcak ya, yüzümde şevkat bakışı yerleşiyo" falan diyo :)....



....


....


işte böyle gündemin geyiği bu tipleme oluyo daha doğmadan ....bu arada karnımda dayısını da dinledi gecen gün ..... Emrehan Halıcı ve Ankara Müzisyenleri konseri için abim ve sahnedeydi, gururlandık .....








+1

ayrıca anne karnında tango da yaptı bu velet .... belkide içeriden söyleniyodur.... bu kadın napiyo ya bu kadar başım döndü artııııııııık .... pazartesi akşamı, Pimeksin 1. Ankara Tango Festivali kapsamında Mimarlara özel bir gece vardı ... ben de içerisine sığabildiğim tek ve yegane şık elbisemle giyindim kuşandım, taktım Zan'ı koluma, ver elini tango night..... muhteşem ötesi bir gurup ve şov yapan bir çift vardı ....artık bu işi yemek içmek gibi rahat yapıyorlardı, sanki dans etmiyorlar, karşılıklı dedikodu yapıp çekirdek çitliyorlar edasında salındılar pistte ... işte bu kızla oğlan ....

20 Nisan 2009 Pazartesi

I am a form lover





































10 Nisan 2009 Cuma

bahar 300....500 ... (2009 versionu)


Uzun zamandır blog alemlerinden uzağım, bütün alemlerden uzağım diyebilirim.... boyut değiştirmek gibi klişe bir lakırdı edeceğim sanırım izninizlen.... böyle suratıma bahar esintisi yerleşti, gülümseme asılı kaldı, dondu kaldı zaman, etrafımda olaylar ağar çekimde uçuşuyo gibi, insanlar pek bişey söylemiyor gibi, sesler melodileşti .... dünyayı başkasının gözünden görüyormuşum gibi bir hisse kapıldım, sanki gördüklerimi içimdeki bebek de görüyo, (Malkoviç filmi hesabı), o nedenle bol bol bu görüntülere bakıyorum, fotoğraflarını çekip içime emiyorum ..... bir an önce doğması için heveslendiriyorum onu, dünya içime alamıyacağım kadar güzelliklerle dolu ..... çıkıp kendisi baksın artık mini gözleriyle ....










bu arada içeride neler olmakta: tipleme 8 cm olmuş ... parmak çocuk resmen ..... gecenlerde ultrasona girdik beraber .... böyle insan hareketsiz bir cenin modeli görmeyi bekliyor, internette falan öyle resimler görürüz ya.... arkadaş bunda bir hareket, bir aksyon .... ayaklar eller bir dakka durmadı maşallah .... ben gülünce hoooopa dönüyo havuzunda ... hiperaktivite çocuğu geliyo sanırım :) .....


+1

dayanamadım DM'e bilet aldım .... bakalım heves ediyorum ama gidebilecek miyim ....


+1


çok şükür iştahım azaldı ..... doktor tarttı 2 kilo almışım, şaşırdım .... o yemeğe dinozora dönüştüm heralde diye tartılamıyordum korkudan .....



+1

bizim eski terası çok özlüyorum .... diyip duruyorum ama özlüyorum işte ciddi ciddi .... gökyüzü görülürdü evin içindeyken, oh ferahlardı insan ...geçenlerde yazı defterimi karıştırıyodum, terasta oturup manzaraya bakıp bişeyler yazmışım, bi tuhaf oldum okuyunca o baca aklıma geldi ... bacayı da özledim ....


"Nerede başlayacağını bilmiyordum, nerede biteceğinide, işin özü işte bu.

change your life forever.....

bacanın dumanı, kuşlar bir birikip bir kaybolunca, aynı anda kulaklarımda bağımsız basınçla karışık orta kulak çınlaması ....



karşılıklı kuşları izliyoruz, bacadan çıkan duman bilinçaltımdan çıkan düşler gibi, buram buram tüterek yükseliyor,

beni ilgilendiren daha çok çatıya düşen gölgesi.

başımı kaldırıp baktığımda, isteyeceğimin çok ötesinde bir manzara beni kurtarıyor."

........

........

........

chi dergisinde yazıldığı gibi "İnsan düşmüş bir Tanrıdır ve gökleri hatırlar" Lamartin

31 Mart 2009 Salı

Uykusuz her gece






DenizAnası bildiriyor: Şimdiden uykusuz gecelere alıştırma antremanı yapıyorum ... aslında hiç yapmak istemiyorum fosur fosur uyumak istiyorum ama çok su içtiğimden wc'ye bi 30 kere gidiyorum geceleri, sonuçtada uykum kaçıyor.... tam uyuycam bi heyecan basıyo beni, meraklar sarıyo, içim kabarıyp resmen, auramın içindeki diğer aura parlıyo .... sonra sabah oluyo uyku basıyo bu defada uyuyup kaçırmak istemiyorum bu günleri, deneyimi, yine uyumuyorum .... öyle sersem sepelek zaten seratonin overdose geziniyorum, kafalar kırık, iyiymiş yani .... millet 5 çocuk boşuna doğurmuyo, bu bağımlılık yapabilecek bir durum zira.....




+1




aura demişken Refüj acaba değişik dalga boylarını, diğer alemleri falan mı görüyo diye şüpheleniyorum.... yani şöyleki bu kız gelip hep ayakucuma yatardı, şimdi tam karnıma çıkıp uyuyo ... sıcak sıcak masaj gibi geliyo göbeğe ... belkide kulakları keskin olduğundan kalp atışlarını falan mı duydu desem olanak var mı böye bişeye bilemiyorum ... ama bi şekil hissetti sanki... daha uslu sanki ..... daha değişik bi hallerde .... bilemorum....




+1


Alakasız olucak da "Şüphe" filmini izledim bu gün .... havada kalış bu kadar olur bi filmde .... bi yarımsaatten sonra cidden bi takım şüpheler sarıyo insanı, paronaya oldu bizde Zan'la .... daaaa o son neydi, no satisfaction ....




+1


bi soru "Ben Depeche Mode konserine nası gidicem?" (İstanbul'a geliyorlar, hala bilmeyen uzaylı okuyucular var ise hatırlatiim) ...... kalabalıkta etten bir duvar oluştursa arkadaşlarım bana (hangi arkadaşlar onlar bilmiyorum da) safe safe girebilir miyim acaba konsere? ..... bilemooorum








+1


Bu gün Ankara'da hava 22 dereceydi, dün kazaklaydık, bu gün kısa kolluyla, hayırdır işallah .... iklim de sapıttı ... Hava böyle olunca Kuğulupark tıklım tıklımdı, banklarda izdiham vardı .... yüzler gülüyodu .... nihayet geldi, bu sene bahar hiç gelmicekmiş izlenimindeydi.....


+1


Yaa terası nası özlüyorum... şimdi bu havalarda çıkarsın ufak ufak taaaa ekime kadar girmezsin ki bi daha içeriye ... terasta geçer hayat ..... arkadaşlar gelir, bişeyler içilir, müzik sohpet keyif ...... offf offff .... I miss the old life style ...

30 Mart 2009 Pazartesi

hamileye nazi Deneyi ---- ilkler



Dün varya nası sinir oldum şu seçim sonuçlarına .... saçını başını yol derken toparladım kendimi, dur dedim aman sinir stres yapma, yavrucağını memleket meseleleriyle germe .... oturdum karpuz hayalleri kurdum, şöyle sulu kokulu bi karpuz çıksa artık yaz gelse dedim .... sonra dedim kavun da olsa yanında, kiraz bi çanak... kiraz kırmızı olduğundan mavi bir çanak ..... meyve aromalı sakızda buldum medeti .... onda aradım özlediğim lezzeti (git gide yazı saçmalıyo, bu saatten sonra) ... hormonlar şekerim, all because of hormones..... geçenlerde bi makale okuyorum yine, doğal olarak bu hamile triplerine sardırdım, bilimsel kitaplar araştırıyorum enteresan bişeye rasgeldim ....




Ben şimdi bol bol yiyorum ya, o tür bir bilgilenme yazısı diyorki; 2. Dünya Savaşında Naziler yahudi esir kadınlarından hamile olanlara canice bir deney yapmışlar. Deney oldukça pskopatça, demişler ki bakalım bu hamileleri aç bırakalım, bebekler nolcak acaba demişler. Manyaklığa gel. Hakkatende sadece günde 1 öğün vermişler, yazık ya. Neyse 9 ay sonra bütün bebekler gayet sağlıklı, nurtopu gibi doğmuş .... (bilimsel makalede nurtopu yazmıyo tabiki) .... ancaaak annelerde dişler gitmiş, saç baş gitmiş, neticede anneyi yemiş bitirmiş tipler .... makale şunu demeye getiriyo, kadın vücudu doğurmak için tasarlanmış bir makinadır, sen yesende yemesen de doğa bebeği gayet en mükemmel kıvamda ayarlıyo ama yemeğini ye, beslen ki sende bazı arazlar olmasın .... kendimiz için yiyomuşuz kısaca .... ne biliim enteresan ..... 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi, bu galaktik olayda yer alacağım .....




Aklıma gelmişken hamile bi arakadaşınıza ne hediye edicem diye düşünüyosanız, nooooolur, lütfen hatırım için ona bebek günlüğü kitabı alın ...ısrar ediyorum çünkü çok şeker, bayıldım D&R'da kendimi kaybettim ... bana almayın ben gittim aldım .... kitap şöyle içinde ilk doğduğu gün, ilk banyosu, ilk seyahati, ilk cartı ilk curtu ile ilgili resim yerleri var .... bayaa eğlenceli olarak, aile ağacı resimleri, ilk ayak izi yeri, el izi sayfası, ilk aşıları, ilk saçından bi parça, böyle manyakça kafayı kırıyosun ilklerle .... efenime söyliim ilk söylediği kelime, eve gelince ilk hisleriniz .... tam anı hesabı, keşke banada yapsalardı, açar açar okurdum eşşek kadar olunca bile ....


27 Mart 2009 Cuma

u2 3D


- Başlık biraz kimya formulu gibi oldu gerçi .... giden var mı 3 boyutlu U2 konseri filmine?????


+1



Diş Kliniği şantiyemiz bitti en nihayetinde .... ama sonuç bizi keyiflendirdi .... şimdi 3 boyut demişken aklıma geldi, işte projenin 3 boyutlu modeli ve bitmiş hali .....epey bi yakın ....




















+1


Deniz Anasının Günlüğü: Ey Hamileler, bu durumun nimetlerinden yararlanın .... mesela örneğin faraza, 40 kişilik bir sıranın hemen önüne geçiverebilirsiniz .... Geçenlerde Ankara'da yeni açılan ve açılır açılmaz zavalı sıkıcı Ankara gündemine bomba gibi düşen diğer mekanlar gibi tıklım tıklım olan Kitchenette'ye gittik .... bizi masalar boşalana kadar bara aldılar.... Zan (genelde de pek böyle şeyler yapmaz aslında) şefe giderek "eşim hamile barda rahatsız oldu, bize ilk boşalan masayı ayarlayın" gibilerinden laflar etti ve cidden 5 dakka sonra şef garsonun şevkatli bakışları arasında ve millet beklerken biz gerile gerile masamıza yerleştik .... bu doğum işi bitince de arada bu yalanı kullanma kararı aldık Zan'la .... iğrenciz ok .....

+3


Bebek bekleyen ve şişkolaşan anne adaylarına önemli bir haber: Ne giyicem ne giyicem diye kara kara düşünürken Ankara Tunalı Hilmide Benetton var (Burger King'in yanı) oraya bir giriyim dedim ve işte dört ayak üstüne düşütüm .... Benetton artık Hamile kıyafetlerini Turkiye'ye göndermiyecekmiş o nedenle %70 indirim yapmış.... normalde 100 ytl olan pantolonları, 29 'a falan aldım .... çok cici ve şık kreasyonlar var (artık ne derece şık olabiliyosa o kadar.... bol bol kılıklar nede olsa).... Ferulago mutlaka uğra cicim.....


Bu arada alışveriş esnasında, bana annem ve satıcı kızlar (satıcılarda da aynı şevkatli bakış vardı, insan bi tuhaf oluyo böyle herkes Gülenay gibi davranınca, hehe) bana sürekli 3-4 beden büyük kılıklar aldırmaya çalıştılar ... abarttınız diyorum "sen görürsün" falan diyolar .... satıcı kızlar "anca hanfendi, rahat edersiniz" diye ısrar ediyolar ... walla korktum ben, içinde yüzerim yani elbiselerin normalde ... bilmiyorum şimdilik sadece göbek biraz şişti, kimse durumun farkına varmıyo ama anladığım kadarıyla gelecek aylarda balon deniz in the house olabilir .....

+3

Bu kadın takımı beni böyle korkutunca sabahları erkenden kalkıp yürüyüşe başladım .... çok iyi geliyo, freş freş .... bir diğer tavsiyede yoga .... blogları okuyorum herkesin beli sırtı ağrıyo, yoga bu işi çözüyo, şiddetle tavsiye edilir ... ben ki 10 saat bilgisayar başında çizim yapan bir insan olaraktan tek çözümü yogada buldum diyebilirim ....


+3


ailecek kafayı yedik .... olacağı buydu çünkü bizim ailede en son bebek 20 yıl önce ablamın oğluydu .... tabi bebek özlemi bünyelerde almış yürümüş, herkesi bi telaş, neşe, bayram havası sardı ... minnacık minnacık zıbınlar, patikler, şapkalar toplanmaya başlandı .... asıl alışveriş manyaklığı cinsiyet belli olunca başlıcak sanırım .... yanlız o mini kılık kıyafetler cidden çok şirin, çok çekici.... insan kendini kaybedip bütün mağazayı indirebilir ..... o minnacık çoraplar çamaşır makinesinde nasıl bulunur o merak konusu, kapaktan içeri dalışa geçilecek sanırım :)....