Yine bir uykusuzluk bir uykusuzluk...uyku cehennemi kapımızda... Abimlerin bir koşu “Gotan Project” konserine İstanbula gitmesiyle misafirimiz olan Çilek, bir anda minik şirin bir köpek suretiden çıkıp, yaramaz, şımarık, söz dinlemez, sürekli, havlayan -havlamasada hırıltı benzeri garip sesler çıkartan- bir tiplemeye dönüştü. Üstüne üstlük apartmanda köpek beslemenin yasak olması onu bizim evde bir kaçak yapmaktaydı. Fakat sabaha kadar havlaması bütün apartmanda Çişeğin sesinin yankılanmasına, bizim de susar umuduyla yatağa davet etmemize ve her havlayışında yaylı yatakta deli gibi sıçramamıza neden oldu. "Zanik"in sabah belirtmesine göre bir ara ben de kendimi kaptırıp o havladıkça hırıltılı gibi sesler çıkartarak ona eşilik etmişim, ki hiç hatırlamıyorum uyku arasında. Zavallı Onurcuum benim. Neyse sabah olduk biz olduk denebilir.
Bu arada gecenin başı bizim eve yeni taşınmamız ve dolap eksiğimizle başlayan eve dolap taşıma maceramızla şenlenmiş, benim terasa kadar koca koca dolapları çıkaran adamlara çok acımam ve onlara dolapları evin orta yerine koydurmamla iyice saçma bir hal almıştı, ki bu arada fonda zaten Çilek hep havlamaktaydı. İpler onun eline geçmişti bi kere, ama napabilirim kızamama sorunum var işte benim?? Zanik eve gelince taşınmış yepyeni dolaplarımızı evin koridorunda, odalarda yerlerde orda burada görünce (şoklarda) adamlara neden taşıtmadığımı sordu doğal olarak ve belimizi çatlatma pahasına hepsini odalara teker teker yerleştirmeye başlamıştık ki bizi gülme krizi tuttu. İnsan dolap taşırken bu kadar mı çaresiz olur kardeşim.. Ağırlık altında gülme tutuyo resmen insanı ve birbirimizi damarlar çıkmış kıpkırmızı gördükçe iyice gülme hissi dürttü bizi. Vel hasıl gayipten gıdıklanmalarla bi dolabı taşımak yarım saatimiz aldı. O arada Çilek ne güzel uyuyodu balıkların yanında. (Zanik eve fanusta balık almışta sağolasıca). Biz o yorgunluğun üstüne bi de dolapları sildik bi güzel ve “yattığımız yeri beğeniriz artık” diyerekten salonda sızışlara geçtik. Ve bi uyuduk bi uyuduk demek isterdim ama nerdeee… Şimdi beraber ofise geldik Çilek hanımla ve ben ona küsüm. Eşek herif diicem de kız o kız… Bakıyo ordan yatmış minderine uykularda ohhh… Bu arada sızmadan önce Ed Wood izliyoduk ve çok süper bi filme benziyodu, ilk iş gidip almak olucak DVD sini, Tim Burton’a saygı kuşağı babında…..
1 yorum:
gün içinde konsantre olmus cizerken usul usul, duyulan ayak seslerine verdigi tepkilerle yerimizden en az 10 cm havalanarak yasamimiza renk katan, güzeller güzeli bir golden....
Yorum Gönder