
Tamda yılbaşı arifesinde iyice dinlenip bünyeyi yılbaşı gecesi coşkusuna ve enerji tüketime hazırlayacağımız yerde, biz 28 Aralık itibariyle alkoholizmin doruklarına çıkıp, ciğerleri nikotinle bayram ettirmiş ve uyku düzenimizi yaklaşık 5 saat rötarla sekteye uğratmış bulunuyoruz. Erken ve zamansız gelen bu yorgunluk yılbaşını evde geçirme isteğimi bir kez daha körüklemekle kalmayıp, noolucak işte yılbaşı da bu tür gecelerin bir ikizi hissinin içimde gümbür gümbür yükseltmesine neden olmakta. Her ne kadar bu yılbaşı ne kadar saçma ve klişe de geçicek olsa benim evli olarak geçireceğim ilk yılbaşı olması sebebiyle anlam ve önemi bil hakikat ki diğer senelere nazaran farklı olacak gibi görünüyor. Gel gelelim yine de dün o kadar içecek ne vardı demekten şu an kendimi alamıyorum. Hafta içi bi kere içki içmeme kararı almamın ne kadar taktire şayan bir dayatma olduğunu yeni yeni anlıyorum ve uyguladığım günler için kendimi adeta kucaklıyorum. Dün gece güzide Ankara’mızın Köroğlu muhitinde pek de eşi benzerine rastlanmayan bir davet münasebetiyle içkileri devirip, sanki bu gün tatilmiş şizofrenisiyle ve ofiste sürünmiyecekmişcesine rahat rahat eğlenip sergilenen tasarımları kahkahalar eşliğinde yorumlarımızdan ve eleştirilerimizden esirgemedik. Her şey ilk başta giyinme kriziyle başladı desem yeri var aslında. Şık giyinip gitme uğruna yaklaşık 15pont topuklu ayakkabılarımız, makyaj ve saç stillerini konuşturmamız sayesinde gecenin sonunda davet sahibi Sinan Beyden ofisçe Fashion tv den fırlamışlar iltifatını hak etmiş olmamız çabalarımızın boşa çıkmadığının göstergesiydi. Nooluyosa?? Neyse kadın dünyası işte kaptırmıştık kendimizi bi kere giyinme çılgınlığına. Üstüne üstelik içeride genelde herkezin iş çıkışı gelmesinin ve dışarıda havanın eksi 10 derece soğuklukta olmasının da etkisiyle, doğal olarak normal sayılabilicek giyim kuşamda insan topluluğunun arasında biz iyice dikkat çekici kaldık _az gelir, abartıydık, saçmaydık, delimiydik meydik. Ayol alt tarafı tasarım ürünlerinin ve yeni koleksiyonun tanıtılacağı showroom da verilen mini bi davet. Gece hoş beş sohbet ve ben en çok “Moon” u beğendim, ya da “Bowl”un kıvrımları müthiş edaları, ürünlerin isimlerine varıncaya kadar benimseme mertebesine yükselirken, şarapların etkisi damarlarda kendini göstermeye başlamıştı ki, Aziz Sarıyer le Alparda için tasarladığı 2007 koleksyonu ve tasarım anlayışı hakkında konuşmaya başladık. Öncelikle belirtmeliyim ki son derece mütevazi, dingin ve dinlendirici alt yapısının yanı sıra iletişimi çok kuvvetli ve rahatlatıcı bakışları olan bir insan kendileri. Ve sohbet çok keyifliydi. Geceyi the Party filmindeki saçmalıklara maruz kalmadan bitirmenin verdiği huzurla, evlere dağılma hayalleri kurmaya başlamıştıK ki, ofis ahalisi olarak yılbaşı kutlaması için Lone Star a (yada Lucky Star herneyse sürekli karıştırıyoruz) gidileceği aklıma geldi. Üstüne üstelik çok matah bir yere gidermişiz gibi Aziz Sarıyer’i de davet ettik. Tamam grubun yaptıkları müzik her ne kadar benim dinlediğim tarza uymasa da çok kaliteli. Ama o içerideki ses düzenine ne demeli. Sıkışık, havalandırmadan aciz, sanki yazlık bi sitenin salaş diskosu hissini uyandıran o müthiş atmosfer ve son olarak da bizim alkolün dibine vurarak ettiğimiz danslara, Aziz Sarıyerin ney dinler edasıyla müzik grubuna attığı bakışlar eklenince tam bir delilik ve tezatlık sahneye konulmuş oldu. Pause.
+1
En son eve gidip uyuma hayllerim de gece gece abim ve Zanik delisinin çorba içicez, dışarı çıkılıyosa tam çıkılsın efemdim, racona uyulsun edasında direksyonu çorbacıya kırmasıyla suya düştü. Çorbayla kalsa iyi dedirticek menüsüyle ve gece gece ancak bir Türk mantığının yemeye cesaret edebileceği gariplikte yemek çeşitleriyle bizimde masamız donatılmaya başlandı. En azından gecenin bu kısmını Aziz Sarıyerin kaçırdığına içten içe sevinirken, acıyan ve zonklayan ayaklarımızın alttan alta beynimi delmesi ve gözümün önünden silüet şeklinde geçen (zira odaklama sorunu çekiyodum), kelle, damar çorba, yoğurtlu etli dolma, sarma cart zurt vesaireye daha fazla bakamadım… Hay Allah yahu .Ayol bu da miğde ama yaniii.
+1
Neyse tabi o kadar içilen içkiyi boşa harcamamanın verdiği dışa vurumla çorbacıyı kahkahalarla inletip, anlatmadık abuk hikaye bırakmadık. Şimdi acil iki günlük yılbaşına hazırlık, dinlenme ve detox programına başlamam lazım. çavv
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder