30 Eylül 2011 Cuma
26 Eylül 2011 Pazartesi
Nope ....

bizde bagrındık ona "hey dj, u gonna burn this goddamn night right nowwwwwwwwww" :).....
22 Eylül 2011 Perşembe
Özlem Ölçer Sergisinden
Sergi hala devam etmekte.... La Casa De Arte Galleria 'da...Cinnah Cad.10/A
+1
21 Eylül 2011 Çarşamba
very nice book

15 Eylül 2011 Perşembe
H&M Opening Party kaplan deseni


+1
açılış ayağna hem Muhteşem Yüzyılı hem de Kıvanç lı Kuzey Güneyi kaçırdım .... nerden izlenir bu kaçan diziler???
13 Eylül 2011 Salı
kola buzlu içilir (tuzlu?)


11 Eylül 2011 Pazar
H&M Jesti

9 Eylül 2011 Cuma
Bir Sergi: Familiar Spirit / Özlem Ölçer @ Hometown

Zaman: Yarın, 18:00 - 10 Ekim, 18:00
Yer : La Casa De Arte Galleria
Ankara, Turkey
"Familiar Spirit is on the Rise."Anneannesi ve dedesinin Anıtkabir'in yamacındaki evinde büyüyenÖzlem, eve gelen ekmeğin sarıldığı saman kağıtlara ejderhalar çizip,onları bahçedeki ağaçların ardına saklayıp, bulunca da bir başkasısaklamışçasına şaşırıp, asadan bozma kılıcıyla kendilerini altettiğinde dünyevi olarak 5 yaşındadır.Aradan yıllar geçer, Özlem'in boyu büyür, bahçe küçülür, kapısıaçılır. Rüştünü ispatlamıştır, kalem kutusunu çantasına koyar veyollara düşer. 9 güneş yılı boyunca, sert diyarların sarp sırtlarındaçizdiği türlü çeşit mahlukatla harbe devam eder. Uçmayı öğrenerek,antik kulenin etrafındaki ruh emicilerden kurtulur ve zor bir uçuşunardından, Boğaz'da yüzen, sihirli ormanlarla kaplı, dev bir canlınınüzerine konar. Son kışın baharında, bir muharebe esnasında, gökyüzünde peş peşe 3 tutulma olur. Ay 2'ye çıkar, sonra teke düşüp dolunay halini alır ve patlar. Parçalar lav olup eriyerek denize dökülürken, ansızın büyük kozmik kapı açılır ve 7 Kandilli Süreyya onunla konuşmaya başlar. Ses kendi sesinden daha tanıdıktır ve ileri galaktik teknikleri öğrenmek için ecnebiler şehrindeki bir mektebe gitmesi gerektiğini söyler. Orada noktanın içine girip diğer noktalara ulaşan dehlizleri bulmalı, lineer zamanın ve mekanın şifresini çözüp,sonsuzluğu anlamalı, soyut kodlar kullanarak bunu yoldaşlarınaaktarmalıdır.Sihirli ormanlarla ve yüksek tepelerin aşkıyla vedalaşmaya çalışırama herşey yarım kalır. Titreyerek büyüdüğü şehre ve sıcak aileşölenine geri döner. Önce küçükken bahçede yaralı olarak bıraktığıKristal Ejderha'nın yaralarını sarar ve onu iyileştirir. Yeni aygecesi büyük ailesi ve tüm tanıdık ruhlarla bir araya gelir, onlaraçizilmiş ve boyanmış sembolleri teslim eder. Yol açılır ama asasıkayıptır ve ufuk henüz aydınlanmamıştır.Yolculuğun çerçevesini çizene kadar ay yarıma bağlar. Kendini vekorkularını karanlık bir kutuya kapatır. Keşiş kostümünü giyer,kontrol kalemini iç cebine koyar, veri işleyicisini ve yansıtıcısınısırtlanıp, kabloları beline sarar, kutuyu atar, bahçeye çıkar. Uzayboşluğuyla kafatası boşluğunu bağlayan epifiz kanalını açıp,Ejderhasına biner ve son bir kez ardına bakar. Cümle ailevi ve tanıdıkruhlar, çizilmişlerle beraber yola ışıklar saçarak onu uğurlamayaçıkmıştır. "Yolun açık olsun" derler hepsi bir ağızdan, "Sağlıcakla,esenlikle ve selametle kal!"
7 Eylül 2011 Çarşamba
bodrum vs. gümüslük

+1
Balığa bayılırım da daha ömrümde rakı içmişilğim yok, kokusu kusunç resmen.... benim Gümüşlükte favorim sahildeki ev yemekçi zeytin yağlıcı amca.... böyle bir zeytin yağlı kabak çiçeği dolması, yoğurtlu semizotu, taze fasulye olamaz ..... bi de az ilerde otlu börek var yöresel, üstüne de lokma tatlısı işte bana en şahane menü..... üzerine bastırmadan geçemeyeceğim diğer bir gurme tat da buraya özgü, Mandalina Reçeli ve Marmeladı.... Rüzgar bile kaşık kaşık yedi.....mutlaka eve alınası bi lezzet ve de Ankaraya falan dönerken hediye getirincede çok havalı oluyo, makbule geçiyo mini advice..... sahilde Bergamut ve satsumada satılıyo.... Bergamutun reçelini yapardı annem biz Bodrumda yaşarken tadı hala damağımda, ama bayaa bi zahmetli process diye hatırlıyorum .... neyse bu yemek muhabbetini son olarak Jazz Cafedeki Mojitoyla bağlayıp kapatıyorum.... Zanla Mikanosta içtiğimiz enfes Mojitolardan sonra bizde takıntı oldu her gittiğimiz yerde bi Mojito deneriz.... Mesela Bodrum Cafe Del Mar'daki Meyveli Mojitoda çok başarılı, şiddetle tavsiye.... Jazz Cafedeki ise sanırım şimdiye kadar içtiğimiz en sert Mojitoydu.... öyle bi getiriyolar ki içemedik, büyük bardak ve soda istemek suretiyle seyreltme yöntemine gittik.... kısa yoldan geceyi çakır keyif sürdürmek isteyenlere .... bu arada Jazz Cafe gerçekten kurtarılmış bölge bunu da söylemeden geçemeyeceğim.... müzik ve denize sıfır olmanın dışında kendi halinde tipleri görmek rahatlatıcı..... Çünkü Gümüşlükte genelde kimse kendi halinde değildir yada o kadar abartı kendi halindedir ki, bohemlikten artık kopar.... ortam entel dantel, artiz ve sanatçı kırması tiplerle donatılmıştır.... daha önceki senelerde bolca bahsettiğim gibi bir anda kendinizi Teomanla Bahadır Boysallada kadeh tokuştururken bulmanız olasıdır.... Gümüşlük Clup eski populerliğini bir nebzede olsa yitirmiş gibiydi bu sene metrekareye düşen dizi oyuncusu sayısında görülen azalmaya bakılırsa..... neyse son olarak hediyelik bişeyler bakılcaksa tek adres Gümüşlük müthiş güzel handmade unique objeler yapılıyor tasarımcılar tarafından minik standlarda.....
6 Eylül 2011 Salı
bodrum bodrum
+1
neyse döndük şehire, aaa okullar açılıyor, bakugan barbi sırtçantalarında baskı olarak yerini almış.... bakugan zaten heryerde, kaçış yok .... mesela giriyorum bi oyuncakçıya atıyorum top alıcam Ruzgara, bildiğin top...... soruyorum satıcı abi hemen seçenekler sunuyo, Bakuganlı mı olsun Callio mu? (adını bi türlü söyleyemiyorum, dikkat ettim çizgi filminde de bütün seslendirenler ayrı telden çalıyo, büyükanne Kayuuu derken, baba Kayllo gibi bişeyler telaffuz ediyo), plajda Bakuganlsız bi tane bile kova kürek takımı yoktu mesela .... bizim favorimiz ama Cars, bi şimşek makkuyinsiz, Meytırsız günümüz geçmedi son 4 aydır....
+1
18 Ağustos 2011 Perşembe
15 Temmuz 2011 Cuma
8 Temmuz 2011 Cuma
refüz ve Retro ve the book
Yazacak vakit yok....çizim forever.....Balkon sefası yapılsa şöyle bi 10 dakka.... hastalık kol geziyor, viral enfeksyon ne demek öğrendik.... aman bebekte orta kulağa dikkat,....."yatarak biboronla süt içirmeyin" gibi normal insanlara bişey ifade etmeyen ama ebebeyn kafası için hayati önem taşıyan aytıntılar arasında boğuşuyoruz..... salondayım karşımda kollarını açmış havalı ama ince kolyesiyle Jim Morrison bana bakmakta.... hey gidinin Jimi Morrisonu demek geliyor içimden, onun yerine Rüzgar koltuğa tırmanıp Jim amcasının memeleriyle oynuyor.....neyse böyle bir iç geçirişlerden sonra asıl mevzuya geliim, 2012 de bi takım olaylar olacak mı a dostlar???? bla bla bala....
+1
o kadar olaydan sonra gittik aldık tabi soyadını bir türlü söyleyemediğim yazar Chuck Palahniuk'un son kitabını .... yazar zaten oturmuş Dövüş Külübüyle tarihe imzasını atmış, artık ne yazabilirki gibi meraklardan ziyade, kitabın büyük ayıp edilerek yasaklanması daha da doyamayıp evlere şenlik bir uslupla kitabın çevirisini yapan Funda Uncunun sorgulanması, suçlanması, başka hiçbir ülkede eşi benzeri görülmeyecek bir olay olarak cereyan edince herkes iyice bi meraklandı gitti aldı.....
yani çevirmeni sorgulamak ne demek ...pause....
sanki o mu yazdı....adı üstünde yazılanı çeviriyo, git çok da gücün yetiyosa Chuck'ı sorgula salak mı ne, adamın asabını bozuyolar.... traji komik tabi, içerik açık saçıkmış...bana pek de hardcore gelmedi mesela....
çok sevdiğim yazar George Bataille'nin Gözün Öyküsü (tekrar basımda Gözün Hikayesi olarak adlandırlmış) okuyanı yerinden zıplatır mesela.... rahatsız edici derecede, ayarsızca ve hardcore bir dil kullanılmıştır, eeeee hani onun esamesi okunmuyo (okunmasında zaten de emsal gösterme gereği duydum birden).... bu arada bu kadar olay olunca satışların da patlayacağı aşikar olunca dedim arka kapakta fiyatı uçurdular mı acaba, şöyle bi 30 tl falan... neyse ki yanıldım kitap 14 tl ..... o yeeeah.... içeriğe gelince ben biraz baydım.... bu da dip notum....
26 Haziran 2011 Pazar
Visual Park’10 / Hareketli Grafik / Animasyon / Kısa Film / Videoart Seçkisi
cer Modern Ankara....
20.00......Visual Park Açık Hava Gösterimleri
21.00....Sides & Souls Premiere Kenarlar ve Ruhlar Prömiyer
22:00 Audio&Visual Show
+1
bu da gitmek isteyip de bir türlü gidemediğim sergi.... temmuz ayında da devam etmekte neyseki....
ERWIN OLAF / ‘CAPTURED SENSES’

bilgi: http://www.cermodern.org/CS_erwinolaf.html










